birikinti

...kenarköşe

An

Yarının sesini duymalı dedi içinden biri. Evet bunu hemen yapmalı diye yineledi öteki. Tartıştıklarını sandıkları yarının belirsizliği miydi? Yoksa yitip giden anın ahmaklığını doyasıya mı yaşadılar?Usta ısrar etti: Sok elini deliğe korkmadan gizlice. Birbirlerine baktılar, gördükleri bir çift anlamsız bakan gözlerinin iriliği. Yarın bakarız dedi biri içinden. Öteki yineledi: Yarın bakarız. Usta, ahmaklığın büyüklüğünde çırak olmaya karar verdi. Vazgeçmemeli dedi içlerinden biri: Haydi sokun elinizi. Yarın sokarız diye yineledi ikili.

Yarın hiç olmadı ve olmayacaktı ve bunu ustadan başkası bilmiyorken, delikte varolanı bilemeden yarının sesini duymalı dedi ikisi birden. Birbirlerini içmişlerdi her gün damla damla yudum yudum. İçtiklerinin ahmaklıklığında Usta’nın gözyaşları dinmedi. Her gün ölenlerin zavallılığını bir gün ölecek olanın anlatması ne zor idi. An hiç dönmemecesine çekip gitti. Usta, ikisi ve delik boşlukta asılı kaldılar. Yarının sesi belki deliktedir dedi içlerinden biri. Haydi sokalım elimizi diye bağırdı öteki. Yarının belirsizliği, geçmişin griliğinde  küçük ellerini deliğe soktular. Geçti, an çoktan son sigarasını içip gitmişti...
                                             

Yorgun Pina
eada@mynet.com
20/11/2000

birikinti