- Closer
-
- Gündüz kendinizi yorgun, halsiz hissedip, keske bütün günümü
yatakta geçirseydim dediginiz anlar cok sIk mi oluyor? Günesin batisiyla bedeniniz
bütün gün hissetmediginiz yogunlukta kaynagini bilmediginiz bir enerjiyle mi doluyor?
Merak etmeyin, büyük ihtimalle vampir degilsiniz, sadece bizden birisiniz.
Yasam tarziniz ve zevkleriniz diger siradan insanlardan farkli, hatta cogu zaman onlari
basit, sIkIcI ve cekilmez buluyorsunuz.
Bütün günün yorgunlugu ile evinize geldiniz, icinizde buyuk bir enerji var. Cogu zaman
disari cikmak istiyorsunuz ama bazi geceler, disaridaki av ve eglenceleri bir kenara
birakip evinizde tek basiniza kalmak istiyorsunuz. Mutlaka evinizde cesit cesit mumlar
var, onlari yakmak icin cekmeceden kibritleri aldiktan sonra muzik setine yavas ve yogun
diskinizi ya da kasedinizi koyup yataga uzaniyorsunuz. Burnunuza mumum ilk yandigi an
yayilan o keskin kokusu geliyor. Ilk caldiginiz album Stevie Nicks'in The other side of
the mirror.
"Maybe I am just thinking that the rooms are all on fire, everytime that you walk in
the room. There's magic all around you if I do say so myself, I have known this much
longer than I've known you"
Aklinizdan gecen binlerce sey muzigin sade ama yogun ritmi altinda kayboluyor. Bir sure
sonra tavana bakmayi birakip gozlerinizi kapiyorsunuz, akliniza cocukken seyretmeye
gittiginiz bir oyun geliyor. Adini tam hatirlayamiyorsunuz ama dolunay isigi altinda
balkonda duran guzel kiz ve ona ulasmaya calisan erkegin sozleri hala aklinizda...
"Lady, by yonder blessed moon, I swear..."
"o, swear not by the moon, the inconstant moon, that monthly changes in her circled
orb lest that thy love prove likewise variable"
O sahne hayalinizde tekrarlanirken birden akliniza aramak istediginiz ama aramadiginiz bir
insan geliyor. Eliniz telefona uzaniyor, hatta dokunuyor belki de, ama degisen diskin
sesiyle tekrar yataga uzaniyorsunuz.
"We danced in graveyards with vampires till dawn.
We laughed in the faces of kings never afraid to burn"
Yuzunuzde bir gulumseme var. Bu gece de onu aramayacaksiniz.
- damage
- 1998
|