Hırsızlar
Güneş bitti.. son çığlığını uçuşan martılar yedi..
yazık, çok yazık..
Oysaki ne çok severdik güneşi değil mi?
Elimizde kalan ay ve yıldızlar, pardon bir de bulutlar..
En azından onları daha çok sevelim ki gitmesinler..
Bu yüzden martıları sevmiyorum.. onlar çığlık hırsızları.
Nezaman canım yansa, ya da kızsam, ya da ağlasam hıçkırıklarımı ve
çığlıklarımı içimdem atıyorum. Benim çığlıklarımı da yemelerini istemiyorum.
Güneş gibi yokolmak istemiyorum.
Bak yine omuzumun üstünden giysilerimi kokluyorlar, çığlık var mı diye soran
gözlerle bakıyorlar..
Şükürler olsun ki yarı körler, yoksa herşeyi görürlerdi, çığlıkları bile..
15 saniye..
evet, bu defa 15 saniyede işeyebildim.. sanki tuvalette ne kadar fazla kalırsam o kadar
acıkacakmışım gibi geliyor.. martı korkusu, tuvalet korkusu..
kapı çaldı, sakın martılar olmasın!!!
Yok, gelen Gece’ymiş.
Elleri kanamış, güller acıtmış. Yağmur bile acıyı alamamış..
Kapı çaldı, sakın martılar olmasın!!
Yok, gelen Yağmur’muş..
Göğsü yırtılmış, kitaplar acıtmış.. gece bile acıyı alamamış..
Bir kahve, iki gözyaşı, biraz da yarabantı.. şimdi çok iyiler..
Ama bu durumu düzeltmemiz lazım..
Kim--- diyorum..
Martılar--- diyorlar..
Konuşmamız lazım, bu martılar çok olmaya başladılar..
Doymuyorlar, güneşten sonra şimdi de gece ve yağmura saldırıyorlar.
Düşünmemiz lazım..
Yağmur biraz yorgun, o dinlensin siz de uyuyun, biz Geceyle birşeyler planlayalım..
Çığlıklarımız saklı, onlara hırsızlıklarının bedelini ödetelim..
Iyi geceler..
- ti ti
ti@veezy.com
01/11/2000
|