İstenmeyen
Adam
- Karanlık sokaklarda bir ben vardım, bir de serin rüzgar.
Sahilden çocuk sesleri geliyordu,
Kolkola dolaşan sevgililerin kahkahaları,
Birbirlerinin gözlerine bakarken söyledikleri aşk şarkıları.
Bir tek istenmeyen ben vardım,
Kanatları koparılmış, bıyıkları kesilmiş.
Bir lunaparkın önünden geçtim.
Çocukluğum aklıma geldi, coşkulu, mutlu.
Çocukluğum benden utanırdı şimdiki beni görseydi.
Bırakırken çocukluğumu lunaparkta
Gülen söyleyen annelerin, babaların seslerini duydum,
Deli gibi koşuşturan çocukları gördüm.
Bir tek istenmeyen ben vardım,
Kanatları koparılmış, bıyıkları kesilmiş.
Karanlık bir sokağın içinden geçtim.
Etrafımda duvarlar vardı.
Daha iki gün önce de geçmiştim bu yoldan.
Bir iki saat evveliydi, çok iyi hatırlıyorum,
Unutmadığım, unutamadığım diğer anılarım gibi.
İki gün önce bu yoldan geçerken bu kadar karanlık,
Bu kadar umutsuzluğa düşüren, bu kadar seni içine alan,
Sıkıştırıp kenara atan bir sokak olduğunu hiç farketmemiştim.
O gün bana bu yol, gece geçtiğim halde, sanki gündüzmüş,
Güneş daha yeni doğuyormuşcasına aydınlık, taze ve umut dolu gelmişti.
O gün geçtiğim diğer yollar gibi...
Yolda iki kedi vardı, birbirlerine kur yapar gibi mırıldanıyorlardı.
Bir tek istenmeyen ben vardım,
Kanatları koparılmış, bıyıkları kesilmiş.
Gecenin içinden doğdu bir anda güneş,
Eğdi kafasını, baktı bana, aydınlık, tatlı suratıyla.
Aahh, keşke bu kadar duygusuz olmasaydın der gibi baktı gözlerimin içine.
Eridim o an,
Her an yola yığılıp kalabilirdim, zor tuttum kendimi.
Tam birşey söyleyecektim ki, Seni Seviyorum diye,
İçeri doğru yöneldi ve gitti...
Söylenememiş kelimeler düğümlenmiş boğazımdan aşağı kaydı.
İçime aktı sevgi sözcükleri, hasret, özlem çığlıkları.
Yavaş yavaş yok oldular.
Uçurumdan aşağı uçan bir adamın gittikçe azalan ve uzaklaşan bağırtısı gibi.
Neyseki hava karanlıktı ve güneşim bende yağmur yağdığını farketmedi.
Sonra o tatlı ses yankılandı kulaklarımda ama haberi kötüydü;
Bir tek istenmeyen ben vardım,
Kanatları koparılmış, bıyıkları kesilmiş.
Dolmuşta arabesk çalıyordu.
Hiç dinlemem ama tam da beni anlatıyordu sanki.
Yağmur devam ediyordu bende,
Sağnak olmaya başlamıştı ki dolmuştan indim.
Deniz kenarında sert esen bir rüzgar aldı beni uçurdu,
Gitmek istediğim yere götürmedi beni.
Orada istenmedğimi o da biliyordu çünkü.
Evirdi çevirdi, karanlığın ortasına bıraktı beni.
Yapayalnız, tek başına, çaresiz.
Ve o an bir daha yüzüme vuruldu acı gerçek;
Bir tek istenmeyen ben vardım,
Kanatları koparılmış, bıyıkları kesilmiş.
- 21/07/2000
|