...kenarköşe

Kapının Öbür Tarafı

"Densiz bilmeceler bunlar.. Bilip bilmeyecegimize kendimiz karar bile veremiyoruz.. Kendi yarattıgımızın eline düşüyoruz." dedi bir tasmasız Charlie biftekli Whiskas'ını yerken.. O sırada Sahip -ki kendine Zeynep demekte ısrar ediyordu... "ben dışarı çıkıyorum" dedi içerde oturan diger organiklere. Kapının hep yanlış tarafında durdugunu düşündü.. Hep kapının diger tarafında olma istegi.. Kimbilir belki başka evlerde başka
Charlie'ler de kapının yanlış tarafında durmak zorunda bırakılmışlardı.. Hele bazıları vardı ki hep diger tarafa geçtikten iki saniye sonra Sahip'i özleyip geri dönüyorlar, bu kez de kapının az önce çıktıkları tarafı için
aglıyorlardı..

Charlie kayıtsızca önündeki etin yarısını bırakarak yerinden kalktı ve koltuga uzandı. Televizyon açıktı, garip gürültüler çıkarıyordu.. Bu, içinde bulundugu ortamdan nefret etmesi için yeterliydi. Yine yanlış yerde
oldugunun farkına vardı.  Uzun koridoru yaylanarak -ki bunu yapacak başka hiçbirşey bulamadıgı zamanlar dışında da yapardı- koridoru yavaşça geçti. Hatta bunu bir kez yaptıgında SAHİP onunla dalga geçmişti. Onu parçalayacak kadar sinirlenmişti. Kolundaki etleri kemiklerinden ayıracak kadar.. Kapı kapandı.. Bir süredir büyük çabalar harcayarak geçtiği koridorun ucunda ulaşmaya çalıştıgı odanın kapısı. Hem de büyük bir hızla az daha burnuna çarpıyordu. Yerde sekiz ayaklı kocaman birşey yürüyordu, canlı.. Eliyle gözünde biriken o iğrenç jölemsi sıvıyı sıyırdıktan sonra içerdeki gürültünün git gide büyüdügünün farkına vardı. Vücudunun ön tarafında konuşlanmış olan ön sağ ayağını ileriye doğru attı, soldakinin önüne.. Sonra sol ayağını onun önüne koydu. Bunu yaptığında yadsınamaz bir mesafe kat etmişti. Bunu gerçekleştirirken arka ayaklarının da bu devinime ahenkle katıldıklarını farketti.. Bunu 7 yıldır yapıyordu. Ve yeni farketmişti! Bu şekilde yol kat ederek koridoru tekrar geçti. Bunu yaparken korkunç bir haz duymuştu...

"Charlie!"

Gitmek istemiyordu.. Ne yemek, ne oyun, ne de kaka isteği gitmesi için bir neden olabilirdi.. O sadece yerinde oturmak, çevredeki anlamsız sesleri anlamdırmaya çalışmak ve az önce hissettiği duyguyu tekrar duyumsamak istiyordu.

"Charliee!!!"

Hayır. Oturduğu yer yazın sıcağından nasibini alamamış tek yer olan parkelerin dümdüz ve serin yüzeyiydi. Yumuşak veb sıcak bir sepette bütün gününü geçirmeye niyeti yoktu.

"Charliee!!!!!!"

HAYIR!

Müzik sesi.."I'm falling back to life.. I'm falling back to the time.. Back to me now..."

"Charlieee!!! Çabuk gel buraya..çabuk.."

Şimdi görüş menzilindeydi işte.. Sadece kapının arkasında olmak istiyor o... Sadece kapının arkasında ayaklarını istedigi kadar kullanabilir.. Sadece..

"Charlie..ama..ama..DUR!"

Önce bir çıtırtı hissetti.. Sonra tuzlu kekremsi bir tat. Ardından biraz mide bulantısı.. Butlu kalçaların yerde titrediğini ve her titreyişlerinde yerdeki beyaz mermeri ince ince kırmızıya boyadığını görüyordu. Bir süre
sonra titreme ve çığlıklar kesilmişti.. 7 yıldır  kesemediği sesi durdurmanın yolu sadece bundan geçiyormuş..
Kapı açıldı. Erkek organik artık eski haline benzemeyen dişi organiğe gözlerini evren kadar açmış bakıyordu.. Hiç bir şey yapmadı.. Oysa eskiden ne zaman gerçekten istediği bir şeyi yapsa ona kızardı.

"Aman tanrım..aman tanrım..aman tanrım...aman tanrım.."

Kapı aralıktı hala.. Ve işte kapının doğru tarafındayım dedi.. 7 yıldır istediği şeyi ilk kez kendi çabasıyla gerçekleştirmişti..

Sağ ayağını öne attı..

elf