|
Mum
- Birkaç küçük ahşap eşya dışında hiçbirşeyin
bulunmadıgı yarı karanlık odada belli belirsiz iki yüzü aydınlattı
çelimsiz mum ışığı. İkisinin gözleri de sinsilikle parlıyordu, belki
mumdan bile daha çok parlıyordu gözleri ancak aydınlatmıyorlardı ne
kendilerini ne de yüzleri. Yavaş ve ürkek adımlarla senkronize bir biçimde
yaklaştılar mumun üzerinde bulundugu yıpranmış masaya. Şimdi yüzleri daha
belirgindi. Aslında ikisi de hiç yabancı değillerdi bana. Biraz daha
yaklaştıklarında onları tanıdım. ''Aptallığım ve Yalnızlığım''
- Her insan gibi ben de yalnız doğmuştum. Aptal
doğmamıştım... Sanırım... Alay edercesine konuşmaya başladılar. Seslerine
garip bir neşe ve coşku hakimdi.
Ilk önce yanlızlığım konuştu:
- - Sen aptal oldugun için ben varoldum, hahaha!
- Sonra ardından aptallığım:
- - Yanlızlaştıkça dahada aptallaştın, hahaha!
...
|