birikinti

...kenarköşe

Olmayan da Ne?

Okyanus görmedim ben, birkaç kez rüya yolculuklarını saymazsan tabii. Sınırsız ve dipsiz olan, işte o herzaman ensemde tıslayıp duran. Konuşamayan dolayısıyla anlatamayan. Giderek büyüyen, kıvrandıran, acıtan. Ben tüm bunları sana borçluyum. Kendime neler yapıyorum? Açıklama değil istediğim cılız sesli ozanlar misali. Ne olur anlatın bana beni yeni doğmuşum gibi. Hırpalanmadan öğrenilmiyor, hele bazen davet eden de sensen, anlatmadan gidiyor sadece iz bırakıyor. Tokadı yiyen küçük kız çocuğu avazı çıktığı kadar ağlıyor. PEKİ NEDEN BANA BANA DAİR KİMSE BİRŞEY ANLATAMIYOR?! Bu beni üzüyor, içim ılıman bir mevsime devrolunuyor. Olmayanlar olanlarla bozuşuyor, sözde huzur kaplarken her yanımı sorular etrafımda cirit atıyor. Geçmişim ziyaret ediyor zaman zaman sisli okyanus kenarında beni, değip değip geçiyor, rüya oluyor tam denize açılacakken boğuluyor, yitip gidiyor. Geçmişlerimiz unufak olmuş sırçalardan başka birşey değilki... Kumdan oluşuyoruz, kuma bulanıyoruz, kum oluyoruz. Bakıyorum dünya zamanının kıyılarında ufka, kamaşıyor gözlerim, haksız bir rekabete girmiş gibi. Kurtaramadıklarımla birlikte lütfen bana beni benimle anlat, ne eksik ne fazla. Olan olmayan ne varsa...

Ve yazan kişi der ki: şimdinin hatırına olur geçmişin anısına yaşanacak olan daha ne varsa.                                    
23 EKİM 1999-CUMARTESİ

Leyla Gemalmaz
leylagem@hotmail.com
11/10/2000

birikinti