Pislik Bir sağa bir sola yatağın içinde, elimde birkaç senedir tanıdık bir kitap; Eroin Güncesi; bir de Öküz’ün son sayısı. Öksürüyorum. Radyoda doksanların başından kalma birşeyler kulaklarıma hücum ediyor. Üşüyorum. Burnum akıyor; hastayım. Ama asıl sorun bu değil. Kalkıyorum. İki metrekareden biraz küçük tuvaletimizde suratıma bakıyorum; kulağımın dört-beş parmak altına kadar uzun, kıvırcık saçlarıma ve bir aydır traş bıçağına hasret sakalıma yüzüme herhangi bir ifade vermeden bakmaya çalışıyorum. Burnumu çekerken alnım kırışıyor. Göz kapaklarım ağırlaşmış pozundalar; ama bana uyuma izni vermeyeceklerini bal gibi biliyorum. Ellerimi yıkayıp aynaya doğru silkeliyorum. Tuvaletten çıkıp, ışığını söndürmek için düğmeyi ararken, ıslak sağ elim birden hafif elektrik akımını hissediyor. Ağzımın sevdiği küfürlerden biri otomatik bir telaşla dışarı fırlarken refleksle geriye çekilen dirseğim duvara çarpıyor. Herşeyin üstüne canım yandı şimdi de. Odama dönünce Blaze of Glory’yi duyuyorum. Gitarımı elime alıp soloya eşlik etmek istiyorum; ama radyodaki insafsız kusursuz bir şekilde çalarak sanki benimle dalga geçiyor. Gitarı yere, kabının üstüne bırakıyorum. Yatağımın sol çaprazında, bir metre kadar ötedeki masaya bakıyorum. Birkaç fincan, içi süt ya da viski bulaşığı birkaç bardak, bir sürü CD, bilgisayarım ve ikiyüzellibin lira var üzerinde. Komodinimin üstündeki lamba onların üstüne vurarak arkalarında, duvarda gölgeler yaratıyor. Sıkıcı. Öksürük giderek daha da rahatsız ediyor beni. Gözüm, üzerinde, kocaman bir ejderhayla savaşan bir sürü eski zaman askerinin olduğu postere takılıyor. Ejderha ağzından dev gibi bir alev topu çıkarmış ve adamların bir kısmını kızartmış. Bu posteri gören herkesin yorumu aynı; neden arkadaşlarının kömüre döndüğünü gören diğer askerler, hala inatla ejderhanın üstüne yürüyorlar? Kazanmaları olanaklı görünmezken? Canları cehenneme. Zaten odaya sigara içilmez anlamına gelen bir sürü çıkartma yapıştırmama, duvarlara yazı yazmama rağmen hala baca gibi tütüp beni öksürten de bu pratik zekalılar. “All I wanna do is have some fun…” Parçalar sürekli değişiyor radyoda. Ben de agresif bir yüz ifadesiyle öksürüklerimin yanına hapşırıklar ekliyorum. Boğazım kuru. Evde ne alkollü ne de alkolsüz bir damla içecek bir şey yok. Çıldırmak için bundan daha uygun koşullara sahip olabilir miydim acaba? Tabii siz bilmiyorsunuz; banyonun deliği de tıkalı, ama sorun olmuyor gibi; zaten sular da akmıyor. Şimdi ertesi günü düşünme; bugünü de; yalnızca uyu. Uykudan korkmadan, kendini kötü hissetmemeye çalışarak. Yarın nasıl bir gün olacak acaba? Caesar Aug |