|
Styx
Yer ile Gök en eski titanları, yaşlı tanrıları ortaya çıkarmadan önce hiç kimsenin bilmediği bir yer yaratmışlardı. Dinlerin cenneti olan Aden’ den çok daha görkemliydi orası. Gecenin hiç gelmediği yerin ismi “ölümsüzlük şehriydi”. Hiç uyunmazdı orada. Gecenin beslendiği şey oraya hiç uğramazdı. Çünkü şehrin tam ortasından “ölümsüzlük nehri” geçerdi… Ama ilk başlarda o nehrin olmadığı ve sonradan öyküye dahil olduğu anlatılır. İnsan-tanrılar yaşardı orada, ve ilk ortaya çıktıklarında henüz içlerinden hiçbirisi ölümü yaşamadığından, Yer ve Gök tanrının onlara anlattıklarından ölümsüz olduklarını düşünmüşlerdi… Ölümsüzlüklerinin bedenlerinin ölmesiyle ilgisi olmadıklarını ise yıllar sonra anladılar. Aralarından birisi öldüğünde, ki onun ismi Styx idi, Yer ve Gök tanrıya o kadar yakardılar ki Tanrılar onların sesini duyup onlar için ölümsüzlük nehrini yüreklerinden çıkardı. Oradan tanrıların kendisi akar olmuştu. Böylece o nehre girenler ölümsüzlüğün kapılarını aralıyordu… Ölümsüzlük şehrinde nehrin içlerinden sesler geldiği söylenirdi ama hiç kimse ne dendiği tam olarak anlayamamıştı. Fakat öyküde asıl ilgi çeken Styx adlı gencin yaşadıklarıdır, Styx diğerleri ona inanmasa da ölümlü olduğunu biliyordu. Bunu diğerlerine her anlatmaya çalışışında onunla alay edermiş şehir halkı. Bilgelerden birisinin ona şöyle bir soru sorduğu rivayet edilir: “Sen Tanrılardan daha mı bilgesin ki ölümsüz olduğumuza inanmazsın.” “ Onların yalan söylediğini tabi ki düşünmüyorum ama ölümsüzlük toprakta olmamak değildir, bedenin yaşlanmaması değildir. Ölümsüzlük……” diyecekken onun söylemesine fırsat vermeden onu şehrin kapalı bir köşesine kapattılar. Hayatın sonuna kadar acı içinde yaşandığı söylenir. Yer ve Gök Tanrı bu duruma çok üzülüyorlardı ama kendi tanrısal şimdilerinde insanlığın bütün yazgısını bildikleri için duruma müdahale etmiyorlardı, hatta insanların ölüm karşısındaki zavallığını anlamalarından ve kendilerine yakarmalarından sonra onlara ölümsüzlük nehrini armağan etmişlerdi… Bir gün gecenin olmadığı şehre karanlık çökmüştü, ölüm oraya da girmişti. Styx acılar içinde ölmüştü. Ölümsüz olmayı en çok hak eden insan ölüme yenik düşmüştü… Şehir halkı bunu pek önemsemedi. Kendilerinin aynı sonu yaşamayacağından emindiler. Şehir halkı her gün ölümsüzlük nehrine girerdi, aralarında en çok girenlerden birisi bir gün : “Ben artık gülemiyorum, ağlayamıyorum. Hiçbir şey hissetmiyor gibiyim.” Geriye sadece bir ölümsüz kalır.
İsmi nehire verilerek ölümsüzlükle özdeş kılınan ölümlü Styx.
30-07-2004
|