...kenarköşe

Suskunmak

Son bir adım attı odaya. Sulara gömüldü ağarırken gün. Eline baktı, sevindi...kanıyordu avuçları. Sonra ağladı, sonra dondu kaldı, sonra güldü...ölüm kanıyordu avuçları ve ölüme gülüyordu adımlar!

Aynanın karşısına geçti...hala bir gülümseme suratında. Ve hala damlıyordu kanları. Aynada sustu, aynada durdu. Dimdik ve sadece gözlerinin içine baktı, etrafları kırmızıydı, kan oturmuştu gözbebeklerine...sonra ellerine baktı. Daha da kırmızıydılar. İki elini birleştirdi...2 damla kan düştü yere, üst üste! Bir daha, bir daha...avuçlarını birbirinden ayırmakta güçlük çekti. Kurumuştu kan avuçlarında ve suratında hala manasız bir gülümseme.

Musluğu açtı. Musluk da kanıyordu şimdi. Sular akmaya başladı gözlerinin önünden; arkadaşları, ailesi, sevdikleri...yavaş yavaş aktı hepsi birden. Avuçlarını suyun altına soktu. Birden kıpkırmızı oldu lavabo. Aniden bir damla gözyaşı geldi, yanaklarından indi, düştü çenesinden. Kana karıştı...ağladı!

Sonsuz bir sessizlik bürüdü odayı. Onu buraya layık görenler utanmalıydı...ya da görmeyenler! Hastane sustu, o susmadı...hıçkırdı,ağladı... güldü! Kanı durmuştu sonunda. Ama kapatmadı musluğu, durdu! Çekti birden ellerini suyun altından. Sular damladı yerdeki kanın üstüne. Bir ses geldi aniden; “Sen deli değilsin ki!”

Ranzanın üstüne oturdu. Ellerinden hala sular damlıyordu. Kırmızıydı gözleri ve uyuyordu kalbi. Yavaşça başını yastığa koydu, yadırgadı, sustu! Gözlerini karşısındaki duvara dikti...elleri bacaklarının arasında. Dimdik duvara bakıyordu! Duvarda ona! Selamlaştılar. O ağladı...duvar da! Gözkapakları indi istemeden. Kapkara oldu her taraf. Dindi gözleri. Çok geçmeden uykuya daldı. Hastane sustu o susmadı...hıçkırdı. Ve suratında hala manasız bir gülümseme... SUSTU!!!

Underwear