| Kasarli Tost Eskiden olsa sudan sebeblerle onu unutabilmek için Istanbul sokaklarinda dolasmak yetebilirdi. Artik büyümüstüm Yalnizligin sadece bireysel olmadigini anlayacak kadar asfalt sehirlerde bulunmustum. Toplumda onun kurallarina uyulmadigi sürece sifatimin tutunamayanlardan oldugunu bilecek kadar çogunluklu bir yalnizliga sahiptim. Kisinin döngüsel yazgisi her ne kadar diyalektik arayislara da soksa da yalnizlik yalnizliktir diyen hafif 80en agizli bir türev degildim ama bu çikarsamalar bile kendimi ona karsi savunmam için yetersiz kalmisti. Kala kala sadece bir köpegim vardi yanimda olan. Ailem ki bu genelde çekirdek denilen bir sifatla anilir, sifatlari takinip, duygularimi birakmak için baski yaptiklarindan beri az görür olmustum onlari da dostlarim gibi Sifatlar, ilkokulda en zor konu oldugunu hatirlayip gülümsedim. Hep bir yere yetismek ya da yetistirilmek kaygisi beni bir dolmus söförüne çevirmeden çikmaliydim kendime biçilen hayat yazgisindan. Koparmaliyim dedim iplerimi ama Gidein dedigi gibi Dar (bir) Kapiydi var olan. Yürümek için bile dar olan hayatlarimizda bizden kosmamiz istenir dururdu sifatlarimizi baskalarindan önce kapabilmek için. Ona asik olmak için Eros yanlis zamanda dürtmüstü beni Ben hala Tekvin Kitabinda anilan Nuh kadar sarhostum, gemiyi verseler onun gibi dagin birinin zirvesine oturturdum. Terkedende ilk olurdum, kendi sevgimi : bunu bildigimden ona karsi Brechti seçtim kendime. Herhalde dedim, bu seçimde onun andigi hos bir cümlede rol oynadi : Bana bir iyilik yap, bu kadar çok sevme beni. Sevgisini gelecek kaygisi tasimadan sunan birinden korkmali der hayatin kutsal kitabi, yaklasmayin ona, o ki kendinin silahlarini bu kadar kolayca indirebiliyorsa, düsmanlarina karsi kayip bir kahramandan baska bir sey olamaz. Düsman ? Adam Smithle baslayan anamalci bir toplumun paranoyasinin anahtar kelimesi Birsam mi yoksa sanri mi desem dedim, ayni kelimeler oldugunu bilmememe ragmen, tostumu hazirladigina inandigim büfeciye ve digerlerine çifte çifte anlatmak gerektigine karar verdim. Amexi olan bir arkadasimda görmüstüm çift kagida imza atiyordu Galiba bu beni ve benleri küçümseyen ve saymayan toplumun iki yüzlü olmasi gerektiginin en hos kaniti. Asik olmanin on dakikada kurallari ile ilgili bir kitaba bakarken bunlarin baska bir kitada for dummys diye satildigini bilmeyen halkima ve kendime hafifçe güldüm inandigimiz sevgiler bile çogunlukla satin almak zorunda kaldigimiz bir sey içinde bulunuyordu. Gablein bakislari, Deanin basiboslugu, Incir Reçelii, Patron ve Zeplinin dayanilmaz sözleri ve her tutunamayana göre degisebilecek digerleri Hep içinden, ya da seyredecegimiz seylere karsi heyecanlanmadik mi ? Hep ummadik mi bir öncekinin bir sonrakine göre daha iyi oldugunu tartisabilecegimiz ortamlar ? Ilk kaybeden kimdi bilmiyorum ama kendisi gibi bu zamanda yasayanlara göre kaybedecek sey sayisi göreceli idi. Bir tutunamayan olarak birlesik kaplar ve e sayisini kaybederken bile çokça düsündüm. Biri sorarda mahçup olmayayim diye. Paraboller gibi, türevlerimizin sonuçlari bizi kaybeden ve kazanan yapmasi ne gülünç Hangimiz sifira esitlenmiyoruz ki sonuç alinmasin ? Abi kasarlimiydi ? yoksa karisik mi ? Ikame edilebilecek mallar konusunda ona hala asik oldugumu hatirladim. Ben ve bizler herkes gibi birer tüketiciydik, olsa olsa kimimiz çokça bencilliginden aska dair özlemler içinde kendimizi tükettik, sifirladik hayatlarimizi kutsal kitaplarina göre. Deger miydi diye sorulan korkunç bir soru karsisinda inanmak isterim ki, konusmak küçülür-küçülürse adi degisir susmak olura Karisik olsun .
|