birikinti

...kenarköşe

Yine mi gol değil
 

Hatırlıyor musun gereksiz dertleri bahane edip gereksiz alkol limitleri aşıp senin yanına geldiğimde ve aslında içmemin ve dert edinmemin tek nedeni sana anlatmak seninle birşeyler paylaşmaktı ama bunu ben bile sen buradayken itiraf edemedim..

Arabeske kaçmaya gerek yok hakkını da veremem zaten, bugun bir mail geldi bana eski bir arkadasımdan oldukça eski taa ortaokuldan, bana yazmış, anlatmış, sanırım biraz da ağlamış, ben onu en son fi sene önce gördüm ondan sonra, lise, üniversite arkadaslarım bile oldu ama o benim limanıma sığınmış..

Tükenmekten tüketilmekten ve yaşamı sorgulamaktan yorulmuş, bana cevap verebileceğim sorular sormadığından pek de üstüme alınmadım aslında ama son cümlesi yankılandı odamda...

Yaşamımızda iz bırakanlar neden hep erken gider, ya da beklenmeyen gitmeler mi erken gelir bize ya giderken neden, Yılmaz Erdoğan'ın o soğuk ve mat şiirindeki gibi illa şehir mi eşlik eder, yoksa yağmurlu zaman eylemi midir ayrılık, ya da en çok hüzünlü akşamlara mı yakışır..

Valla üstadım senin gidişin de çok erken olmuştu, takım elbiseli gidenler kervanında yerin ön saftaydı, nasıl da güzeldin, ve nasıl da doluydu gözlerin hani ben ağlamayayım diye sana savmıştım sıramı, sorgulamıyorum artık nedenleri niçinleri hatta gidenleri.. gidenler neden hep aynı vurguyu vuruyor gönlüme...
Ölüm bir ayrılık değildir oğlum, bir vedadır
bu veda çok erken gerçekleşti..
Dedem...
 
 

Onur Kotra
06.02.2007

birikinti