|

Kitap Adı: Geçmişin Geleceği
Yazar: Melih Cevdet Anday
Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
Basım Tarihi: Ekim, 1999
Sayfa Adedi: 247 |
Melih Cevdet Anday,Geçmişin Geleceği
Geçmişin Geleceği, Mehmet Cevdet Anday'ın daha önce yayınlanmış yazılarından oluşan bir deneme. Mükemmel bir
Türkçe ve kolay anlaşılır yazımıyla etkileyici bir kitap. Şiir, kitap, felsefe, dil gibi konular hakkında düşünceleriyle
hepsi birbirinden ilgi çekici yaklaşık 100 yazı yer alıyor.
Birçok konuya değinilmesine karşın, aslında hemen hemen her yazıda bir
şekilde şiirle bağlantı kuruluyor. Şiirin anlaşılmaz oluşunu hayatla özdeşleştiriyor
Anday. Bir bakıma hayatın anlaşılmazlığının içinden şiirle çıkıyor, şiir
bir can simidi oluyor. Yeri geldiğinde üzerinde durulan konuları
daha da berraklaştırmak için çeşitli şiirlerden alıntılar yapılıyor.
Felsefeye de genellikle şiir yönünden yaklaşıyor yazar. Şiir ve
yaratıcılık konusunda pek çok güzel cümle serpiştirilmiş kitaba.
"Şiirin tanımına ilişkin bir konuşma oldu mu, rahmetli Ali Nihat Tarlan'ın
şiir tanımını ansırım; şöyle demişti: "Şiir ufuklarda sallanan nazenin bir
balondur." Yaprak gazetesinde bu söz üzerine bir yazı yazmıştım o zaman.
Şiir nasıl balon olabilir? Neden ufuklarda sallansın? Ve elbet neden
nazenin diye nitelensin? Ama bütün şiir tanımları, üç aşağı beş yukarı,
buna benzer. Çıkar yol, şiiri tanımlamaktan vazgeçmektir.
Tanım akıl işidir. Şiir ise akıldışıdır."
Yeri geldiğinde kitaplar konusunda kişilerin kötü alışkanlıklarına, yanlış
düşüncelerine değiniyor Anday...
"Kalın kitaplar, birkaç cilt tutan uzun romanlar, çok kesintili okundugu
için bir yana bırakılan yapıtlar, okumaya alışmamış olanların gözlerini
korkutur. Örneğin Savaş ve Barış bu yüzden az okunur, onu satın alanlar da
okumak için bir boş vakit ararlar. İste o boş vakit dinlencede vardır ya!
Neden yanımıza götürmeyelim? Savaş ve Barış'ı okumuş olarak dinlenceden
dönmek göğüs kabartıcı değil midir?"
Sadece kendi fikirleriyle değil, her yazısında
başka şair ve yazarlardan alıntılar yaparak düşüncelerini destekliyor. Bunu
sadece kendi düşünceleriyle örtüşen değil, aynı zamanda zıt görüşler
içeren alıntılarla da başarıyor. Herakleitos'tan Sokrates'e, Moliere'den
Don Juan'a uzanan birçok ilginç yazı okunmayı bekliyor...
"...dahiler boyuna aşılır, ermişler ise hep olduklari gibi kalırlar,
eskimezler. Çocuk iken söylediğimiz şaşırtıcı sözlerin boyuna ansıtılması,
bu bakımdan, çocuğun dahiye değil de ermişe benzetildiğini gösterir, ama
burada övülen sanki akıldir, ikisi karıştırılmıştır. İmdi habersiz çocuk
bir ermiş ise, demek dahi değildir, ama şaşırtıldığı için bunların
ayırdına varamaz. İşte neredeyse her çocuğun yaratıcılığa heves edip,
sonra sıradan bir işte karar kılması, mektubun içinde ne yazılı olduğunu
bilmemesindendir."
kopsi
ozgur@birikinti.com
23/07/2002
|