
- Harvard University Press, 1998 (8. Baskı)
Rusçadan İngilizceye çeviren: Lynn Solotaroff
160 Sayfa
|
- The Mind of a
Mnemonist, A Little Book About a Vast Memory
1920'li yıllar... Solomon
Veniaminovich Shereshevsky (Kitapta kısaca S. olarak geçiyor), yirmili
yaşlarında, Moskova'da yaşayan, sürekli iş değiştiren, hayatı boyunca başına
iyi bir şey gelmesi için bekleyen ama bunun için çaba sarfetmeyen bir
adamdır. Sonunda, bir gazetede muhabir olarak çalışmaya başlar.
Her sabah, gazetenin editörü çalışanlarla toplantı yapar ve o gün yapılması
gerekenleri - gidilmesi gereken yerler ve buralardan hangi bilgilerin
toplanacağını - uzunca bir liste halinde calışanlarına verir. S., diğer
muhabirlerin aksine bu notları hiçbir zaman almaz, buna rağmen verilen
görevleri yerine getirmektedir. Editör, neredeyse S.'nin ciddiyetsiz
davrandığını düşünmek üzeredir. Bir gun S.’den o güne ait görev listesini
tekrarlamasını ister, S. de hepsini eksiksiz tekrarlar. Bu duruma şaşıran
editör, S.'yi bir takım testlerden geçirilmesi için psikoloji laboratuvarına
gönderir.
S. ve A.R. Luria (1902-1977) bu şekilde tanışıyorlar ve Luria ile S.’nin
yaklaşık 30 yıl sürecek çalışmalarının da başlangıcı oluyor. Luria, S.’nin
hafızasıyla ilgili çalışmalarını yıllar boyunca belli aralıklarla sürdürüyor
ve çalışmalardan edindiği izlenimleri “The Mind of a Mnemonist”de herkesin
anlayabileceği bir dille anlatıyor.
S. neredeyse sınırsız bir hafızaya sahip. S.’nin hafızası seslerin şekillere
dönüştürülmesi (synesthesia) şeklinde çalışıyor. Birisi S. ile konuşurken,
S. hafızasında çeşitli şekiller, renkler görmeye başlıyor. Örneğin
karşısındakinin sarı bir sese sahip olduğunu düşünüyor.
“Bugüne kadar bir ses duyduğumda renk görmemi engelleyemedim. Beni ilk
çarpan şey kişinin sesinin rengidir. Daha sonra kaybolur… karışır. Eğer,
örneğin birisi birşey söylüyorsa kelimeyi görürüm, ama başka birisinin sesi
araya girerse, bulanıklık olur. Bunlar hecelerin içine girer, ben de o an ne
söylendiğini çıkaramam.”
İşin ilginç tarafı S.’nin Luria ile tanışmadan önce bu yeteneğinin farkında
olmaması. Luria’yla tanışmadan önce herkesi kendisi gibi zannediyor,
yeteneklerinden gayet normalmiş gibi sözediyor.
İstemsiz olarak herşeyi şekillere döken S.’nin hafızasının dezavantajları da
var. Örneğin, “Hiçbir şey” gibi soyut bir ifade bile S.’nin hafızasında bir
şekle (ince bir bulut) dönüşüyor, dolayısıyla hiçbir şeyi soyut olarak
düşünemiyor. Şiir okurken kelimelerin somut hallerini düşündüğü için şiiri
anlamakta zorluk çekiyor.
Luria’nın S.’nin üzerinde yaptığı birçok deney var. Örneğin S., kendisine
verilen onlarca kelime ve sayıyı sırayla veya tersten sayabiliyor, hatta
verilenleri 16 yıl sonra bile eksiksiz olarak hatırlayabiliyor.
Luria, S.’nin bu denli geniş bir hafızaya sahip olmasının kişiliğine ve
davranışlarına nasıl yansıdığını arastırmayı, hafızasının sınırlarını
keşfetmeye yeğlemiş.
Bu çalışma ve Luria’nın bir başka calışması “The Man with a Shattered World”
Luria’nın “Romantik Bilim” diye adlandırdığı türün klasiklerinden sayılıyor.
Kitabın ön sözünü yazan Jerome S. Bruner bu konuda şöyle diyor:
“…Luria ’klasik’ ve ‘romantik’ bilimin (veya bilimadamlarının)
karşıtlıklarını ortaya koyuyor. Birincisi (klasik bilim), ‘soyut genel
yasalar’ aracılığıyla formule edilen ‘yaşayan gerçekliğin’ parçalarına
ayrılarak analiz edilmesine dayanıyor. Luria ‘Bu yaklaşımın bir avantajı,
yaşayan gerçekliğin bütün ayrıntılarının soyut simgelere indirgenmesi,’
diyor. ‘Romantikler ise ne yaşayan gerçeği temel parçalarına ayırmak ne de
yaşamın zenginliklerinin somut olaylarını - özelliklerini kaybetmesine yol
açan - soyut modellerle gostermek isterler.’
‘…Bilimsel gözlem yanlızca farklı gerçeklerin tanımlarını yapmak değildir.
Bilimin amacı bir olayı mümkün olduğunca çok bakış açısından izlemektir’.
Sonuç olarak, her olayın kendi ortamı içinde eşsiz olmasını sağlayacak ‘özel
yasaları’ bulmak zorundayız.’.”
Kitapta S.'nin dünyaya bakışı, zihninin kuvvetli ve zayıf olduğu kısımları,
davranışları ve kişiliği ayrıntılı ama kolay anlaşılır şekilde örneklerle
anlatılıyor.
"The Mind of a Mnemonist" hem ilgi çekici hem
de kısa ve kolay okunabilir bir kitap.
- kopsi
- 03/04/2004
|