birikinti

...kitap

kitap bilgi

Yayınevi: İmge Kitabevi 1996
Sayfa: 95

 
Sylvia Plath, Ariel

1932 yılında doğan Sylvia Plath ilk şiirini 8 yaşında iken yazdı. Massachusetts'deki Smith College'dan mezun oldu. 1953 yılında Sırça
Fanus (Bell Jar) 'da ilk intihar girişimini, bunalımlarını ve gördüğü tedavileri anlatır. Cam Fanus onun ve diğer kadınların hapis olduğu, ters çevrilmiş bir kavonozdur. 1956 yılında İngiliz şair Ted Hughes ile evlendi. 1962 yılında Hughes' un Assia Gutman ile olan birlikteliğini öğrenen Plath çok acı çeker. 1963 yılında uzun yıllardır peşinde dolaştığı ölüme kavuşur.

Ariel'de toplam 41 şiiri bulunur. "Babacığım" Ariel'deki en meşhur şiirlerinden biridir. Sylvia Plath 8 yaşındayken babasını kaybetmesi onu psikolojik olarak hayatı boyunca etkiledi. "Babacığım" şiirini okuduktan sonra onu babasını pek sevmediği anlaşılıyor. Bu şiirde babasını bir Alman'a ,kendisini ise Yahudiye benzetir:
          
            Dikenli tellere takıldı kaldı
            ich, ich, ich, ich
            Güçlükle konuşurdum
            Her Alman'ı sen sanırdım
            Hele o yüz kızartıcı dilin

            Bir lokomotif, beni bir Yahudi gibi
            Çuf çuf alıp götüren bir lokomotif
            Dachau'ya, Aushwitz'e, Belsen'e
            Yahudi gibi konuşmaya başladım
            Sanırım bir Yahudi olabilirim.

Şiirin sonunda ise babasına şöyle seslenir:
 
           Baba, babacığım, alçak herif,

           Seninle işim bitti.

Diğer önemli şiirlerinden biri ise "Lady Lazarus" tur. 1962 yılında yazmıştır bu şiirini. Lazarus İncil'de geçmektedir. İsa Lazarus'u yeniden diriltmiştir. "Lady Lazarus Plath'in 3 intihar girişimi ile ilgilidir. Şiirde Plath'in daha önce yaptığı intihar girişimi ile övündüğünü görüyoruz:

           Gene yaptım, gene yaptım işte
           On yılda bir kere
           Beceririm bunu ben!

Plath kendi ruhsal problemlerini toplama kamplarında Yahudi tutsaklar ile
özleşleştirir. Şöyle der:

           Bir çeşit ayaklı mucize tenim
           Bir nazi abajuru kadar parlak ayağım
           Kağıt üstüne ağırlık
           Yüzüm hiçbir özelliği olmayan
           Yahudi keteni, en incesinden

Kendisinin intihar konusunda uzman olduğunu düşünür. Adeta övünür bu
özelliğiyle :

            Ölmek,
            Herşey gibi bir sanattır,
            Bu konuda yoktur üstüme.

Onu hayata döndüren doktorları Nazilerle özdeşleştirir.

            Ya işte böyle, Herr Doktor.
            İşte böyle, Herr Düşman
            Beni siz yarattınız
            Ben sizin kıymetli eşyanız
            Eriyip bir çığlığa dönüşen

Şiirin sonunda Plath güçlü olduğunu ifade eder.

            Ben diriliyorum, kalkıyorum işte
            Küllerin arasından, kızıl saçlarımla
            Ve insan yiyorum hava solurcasına
            
Sylvia Plath, Robert Lowell'ın öğrencisi olmuş ve orada tanıştığı şair Anne Sexton en yakın arkadaşlarından biri olmuştur. Plath'in ölümünden sonra
Sexton "Sylvia'nın Ölümü" diye bir şiir yazmıştır. İkisinin şiirleri birbirine çok benzer. İkiside İtirafçı geleneğinin (confessional poetry) kadın şairlerindendir.
            

fierce
09/04/2000

birikinti