
- Doğan kitapçılık
Temmuz 2003 |
-
Kukla, Ahmet Ümit
Benim bazı yazarlarım vardır. Eğer
iyi bir kitaplarını okumuşluğum varsa mutlaka yeni kitaplarını da takip
etmeye çalışırım. Yazarlık tarzı çikolata gibidir. Bir kere damağınızda tadı
kaldı mı, o tadı tekrar yakalayabilmeyi çok istersiniz ve yeniden gidip
alırsınız o çikolatadan...
Ahmet Ümit'in Patasana'sını okuduktan sonra, kendimi frenlemeyip "Bir Ses
Böler Geceyi" ve "Kar Kokusu" isimli kitaplarını okumuştum. Daha sonra ise
yeni çıkardığı her kitabı okumaya devam ettim.
Son kitabı Kukla'da Ahmet Ümit alışageldiğim bir dil yalınlığıyla oldukça
karmaşık gibi gözüken bir hikayeyi gözlerimizin önüne seriyor.
Kitabın baş kahramanı Adnan Sözmen, geçmişte bir çok başarıya imza atmış ama
zamanla yerini ve ününü korumayı başaramamış bir gazeteci portresi sunuyor
bize. İşinden atıldığı gün, uzun zamandır görmediği kardeşi Doğan'la
tesadüfi bir şekilde(!) bir süpermarkette karşılaşıyor ve Doğan aslında pek
de yakın olmadığı üvey abisine başının dertte olduğunu anlatıyor.
Kahramanımız
gazetecilik içgüdüsü ve merakı yüzünden kendini olayların içinde buluyor ve
Ahmet Ümit'in detaylı anlatım tarzıyla bir polisiye öykünün içerisinde
buluyoruz kendimizi.
Zaman zaman geçmişe dönüşlerle iki kardeş arasındaki ilişkinin derinliği,
kahramanın babasıyla ilişkileri gene hikayeyi süsleyen ve hikaye içinde
hikaye yaratan güzel bölümler bence. Çünkü belirli bir zaman sonra
kahramanlara dokunabilir hale geliyoruz bu anlatım sayesinde.
Susurluk'ta yaşanan olayların üstünden bir roman kurgusuyla geçmesi ve
olayları suçlu gibi görünen tarafların gözünden de değerlendirmesi farklı
bir bakış açısı kazandırıyor bizlere.
Romanın sonu ise bildik nedenlere ve tahmin edilebilir bir sona ulaşıyor.
Finalinin okuyucuyu şaşırtması açısından henüz okumadıysanız Patasana'yı
tavsiye ederim. Yine de bu kitap piyasada gördüğüm birçok yeni çıkana göre
tercih edilebilir gözüküyor. Polisiye roman severlere özellikle öneriyorum.
- Tankut Çığır
- 01/10/2003
|