...kitap

0141182245.l (124068 bytes)

 
Sene: 1926
Yazar: Arthur Schnitzler
Orjinal adı: Traumnovelle
Yayınevi: Penguin
 
 
<8mm
Dream Story, Arthur Schnitzler

Eyes Wide Shut'ın senaryosunu aldığı kitap bilin bakalım kaç yılında yazılmış? 1926. Filmi seyredenlerin hadi be dediklerini duyar gibiyim. Yazar Arthur Schnitzler yüzyılın başlarında Avusturya'da yaşayan ve meslektaşı Freud gibi cinsel ilişkiler ve rüyalarımız üzerine entellektüel kafa yoran bir doktor.

Kitapla film benzeşiyor mu derseniz, Nicole Kidman'ın denizci fantazisi tamamen aynı olmakla birlikte kelime kelime senaryolaştırılmış bir çok bölüm mevcut. Genel hatlarıyla kitabın konusuna sadık kalınmış. "The House", Doktor'a aşık olan kadın, Doktor'un sokakta rastladığı fahişe, kostüm dükkanındaki olaylar hepsi tıpatıp aynı. 75 sene geçse de bir çok şeyin tamlama ve tanım bile değiştirmeden aynı şekilde anlatabileceğini görmek insanlık adına iyi haber mi kötü haber mi bilmem. Tek dikkat çekici ayrıntı, filmi biraz yavaş tempo bulmamızın sebebinin belki de gerçek senaryonun 1920'lerin Avrupasında yaşanmış olduğu. Ya da bazen gereksiz uzunluktaki tipik bir Kubrick filmi de denebilir.

Konuyu hafifçe ele almak gerekirse, Doktor Fridolin ve eşi Albertina bir gece ağızlarındaki baklayı çıkarmaya karar verirler. İkisinin de geçmişte, unutmak istediği ama unutamadığı zararsız birkaç macerası olmuştur, gerçek ya da rüya. Bu olayları anlatmak belli ki ikisini de rahatlatmaz, bilakis bir de kıskançlık duyguları pekişir! Doktor Fridolin tam da konuşmayı yaptıkları o akşam bir hastasının ölümü üzerine, aileye destek olmak için derhal merhumun malikasine gider. İşe bakın ki böyle üzüntülü bir günde merhumun kızının aklı fikri doktora karşı romantik hislerini açıklamak. Filmden farklı olarak Doktor'un da aslında kadını arzuladığını görüyoruz. Halbuki filmde Wlliam Harford'ı kadına karşı pek tutkulu bir sahnede görememiştik. Kubrick'in 2001 Space Oddysey'sisinde baş karakter Dave Bowman gibi, Doktor William Harford da çevresinde olup biten olaylara biraz ilgisiz gibi durmasına rağmen gözleri açık herşeyi seyrediyor aslında.

Dönelim Doktor Fridolin'e. Aklı eşinin onu başka birisiyle aldatmaya en azından kafasında meyilli olması. O da karışık duygularla, eşini aldatmak için çeşitli maceralara girişir. Ana olayı cinsel ilişki olan gizli bir maskeli partiye katılır ve törenimsi, ilginç olduğu kadar tüyler ürpertici bir topluluğun içinde bulur kendini. Pek bir halt edemeden törenden atılır. Şansı yaver gitmez ve üstelik pişmanlık da peşini bırakmaz. Eve döndüğünde eşini uyurken bulur, kadıncağız birden uyanır ve adamın maskeli partide yaşadığı olayların hemen hemen aynısını anlatır. Tüm bunları rüyasında görmüştür. Ne tesadüf değil mi? Üzüm üzüme baka baka kararır?

Filmde, kitapta olmayan karakter Sydney Pollack. Ama kitabın beyaz perdeye aktarılması ve anlaşılır kılınması için bazı şeyleri anlatacak bir karaktere ihtiyaç olduğu kesin, Pollack'in üstlendiği rol de bu, yani Wlliam Harrford'ın kafasından geçenleri kelimelere dökmek.

Tüm olan bitenlerden sonra gerçek ile rüya arasındaki çizgi aslında önemli değildir çünkü Fridolin'in dediği gibi "hiçbir rüya tamamen rüya değildir." Ya da tam tersi, hiçbir gerçek tamamiyle gerçek değildir.  

Kitap oldukça kısa, sürükleyici ve film gibi zaman zaman hipnoz etkisinde. Şiddetle her evde bulunması gerek demiyorum ama çok zamanınızı almadan devirebilirsiniz. Üstelik "Eyes Wide Shut'ı" seyrettin mi diyenlere "Ah, haha, tabii ki, kitabını da okudum." diye hava basabilirsiniz. 

darc

birikinti