birikinti

...kitap

jakdel.jpg (23133 bytes)

kitap bilgi

Yazar:

Jak Deleon

Yayınevi:
Remzi Kitabevi
Ağustos 1995
 
Kitap Sayfa:
167 Sayfa
 
 
Eski İstanbul'un (Yaşayan) Tadı, Jak Deleon
Okuduktan sonra size İstanbul'u tekrar gezdirecek kitap...
 

Bazen yürümenin bile sanat olduğu İstanbul'da özellikle Pera ve civarından geçerken günümüzde ilk akla gelen ( benimde dahil olduğum genç kuşak ) rock bar'lar ve kokorecçiler olmuşlardır. Hızlı yaşamın yanından akan ama hala ayakta dimdik duran değerleri nedense keşfedip anlamak için uzun bir çaba sarfetmeden görsel olarak tüketiveririz. Belki de Jak Deleon'un bu anlatı kitabı birçoklarımızın zamanını hızlıca yaşadığımız Beyoğlu ve Eski İstanbul'u keşfetmek için iyi bir şans olabilir.

Kitap Eski İstanbul'u o zamanki renkleriyle ve dekorlarıyla anlatmaktadır. Orient-Express'den tutun Todori'nin fanilalarına kadar hemen hemen her şey kulağa pekde yabancı gelmesede içinde barındırdığı ayrıntılar yaşamın bir zamanlar ne kadar ince bir sanat olduğunun belgesi. Günümüzde kitapda anlatılan mekanlar hala ayakta durmaktadırlar, bazıları bir parça değişmiş olsalar bile… Yaşayan ayrıntıların ise maalesef çoğu terk-i diyar etmiş olmalarına rağmen anılarını okurken "keşke" demenin ince gülümsemesine sahip olmak bile önemli bir ayrıcalık keşfeden okuyucu için. Kitabın genel başlıkları : Orient Express, Pera Palas, Rejans ve Beyoğlu, Todori ve Balıkpazarı, Arzumanova, Cahide, Çiçek Pasajı, Barones, Park Otel, Ayaspaşa Rus Lokantası ve ötesi, ve eski İstanbul fotografları oluşturmaktadır.

Özellikle yazarın seçtiği başlıklar dönemin İstanbul'unu kişi,mekan ve o günün koşullarını betimlemesi bakımından oldukça önemli : Cahide bölümünde Cahide Sonku'nun döneme damgasını vuran güzelliği ve kaprisleri, Rejans ki hala hizmet vermektedir eski tadı olmamasına rağmen, zamanında orada yaşanan Beyaz Rusya kökenli atmosfer, "karafi" lerin yanında duran çapraz sarılan Beyoğlu markalı sigaralar, yakında restore edilerek tekrar açılacak olan Markiz Pastahanesi ve diğerleri…

Belki de bu sayfalarda kalacaktı sadece Pera Palas'ın bir zamanlar otele kılığından dolayı alınmayan biri tarafından tamamının satın alındığı, Atatürk'ün Cebesoy ile gittikleri Zeuve Birahanesi, Todori'nin fanilaları, vaktin bir Aynalıçeşme olduğu akşamlar ve "yükün nerede alınabileceği" tedirginliği….Ama ne kadar hızlı geçilsede yaşayan o eski İstanbul hala mekan olarak ve tek tük yaşayanları olarak hala ayakta sizi bekliyor. Bu nedenle bir gününüzü ayırın ve sabah İstiklal Caddesi'nin girişinden başlayarak okuyarak dolaşın mekanları… bazıları bir parça uzak gelebilir ama soğuğa rağmen ısınan içiniz ayaklarınıza meydan okuyacaktır. Usun kalbi takip ettiği kadar sizde kapılacaksınız bu yürüyüşe. Öğlen bir Rejans'da mola verin, belki bir parça pahalıdır ama rica ederseniz memnuniyetle içeriye girip bakma şansınız olacaktır, sadece bir kahve bile içebilirsiniz.. Öğleden sonranızı ise daha çok Çiçek, Pera ve Asmalımescit taraflarına ayırın ve böylece gece alacağınız yük yerlerine yakın olursunuz..

Kitap bitince bırakmayın ve havada kararmış ise atın kendinizi Yakup ya da Refik'e …. Gerçek meyhane kültürünü yaşayabileceğiniz mekanalardan bir kaçı… Bilin ki hala o eskiden olduğu gibi kıyafete hesap biçen anlayış vardır.. Öğrenciler her zaman "paso"ludur ve merak ettiğiniz her şeyi Yakup ya da Refik'e sorabilirsiniz.. emin olun o kalın sesleri ve kırmızı burunlarıyla size cevap vermekten memnun olacaklardır….. Dönüşte Taksim'e uzanacaksanız Ayaspaşa'ya, Tünel tarafını kullanacaksanız Galata mahallesine uğramayı deneyin. Zamanının "ehl-i keyif" ruhunun bir parçasını sizde tadın…

"Neden (parantez) ?
çünkü bu tad'ların bir bölümü yaşıyor,
gerisi anı parantezlerinde kaldı."
Jak Deleon

Not: Bu yazı 1988 Cep yayınları tarafından basılan birinci baskı dikkate alınarak yazılmıştır. Remzi Kitabevi aynı kitabı tekrar basmıştır. Bu nedenle en azından fotograflar bakımından daha ayrıntılıdır.

 

yed
22/01/2000

birikinti