birikinti

...kitap


Remzi Kitabevi, 1999

Yunus Nadi Odulu 2000

 

Mario Levi, Istanbul Bir Masaldi

Istanbul asigi misiniz? Istanbul’da mi yasiyorsunuz? Istanbulluyum mu diyorsunuz?  Pek cogunuz bu sorulara evet diye cevap verecektir. Ama biliyor musunuz acaba Istanbul’da kac tane gercekten Istanbullu kaldi? Hadi bir tahmin yapin... Yanildiniz o kadar degil malesef, yapilan arastirmalara gore gercek Istanbullu sayisi 1900 civarinda. Evet topu topu o kadar.

Hikayemize gelince bu kitap gercek bir Istanbullu tarafindan yazilmis bir Istanbul hikayesi. Istanbulla ilgili ne var ne yok okumaya calisan biri olarak bu kitabi cikar cikmaz  kostura kostura gidip aldim. Acaba Istanbul’un hangi mekanlarini anlatiyor,bilmedigim nereleri tanitiyor, masal olarak ne sunulmus diye eve gelip kitaba baslayana kadar meraktan catladim. Kitabi okumaya basladigimda ise karsima bambaska bir uslupla yazilmis bambaska bir
Istanbul cikti. Istanbul’u renkli kilan, Istanbul’a hayat veren, Istanbul’u Istanbul yapan “azinliklarin” Istanbul’unu anlatiyordu kitap. Bildiginiz uzere Istanbul’da cesitli azinliklar yasiyor daha dogrusu artik sayilari yok denecek kadar az ama hala var. Istanbul Bir Masaldi’da Mario Levi dahil oldugu musevi kesminin Istanbul’daki bir donemini anlatiyor.
Istanbul’da yasayanlar bilir Kurtulus, Elmadagi, Findikli’nin arka sokaklari, Beyoglu buradalarda ve daha bircok yerde eskiden sokakta gezerken bozuk ama tatli bir siveyle konusulan Turkceye pek sIk rastlanirdi.

Kitaba basladiginz anda daha ilk satirlarda bu tatli Turkceyi duyar gibi oluyorsunuz. Istanbul’un o daracik sokaklarinda bir gezintiye cikiyorsunuz. Karsiniza pek cok degisik isimli insan cikiyor; Olga, Monsieur Jak, Kirkor amca, Yelekci Niko, Eva, garip bir sekilde ikinci dunya savasinda ulkesine donemeyip Istanbul’da kalmis Schwartz ve daha niceleri. Isimlere alisik olmayanlarin biraz kafasi karisicak basta cunku bir anda tum bu isimlerin arasinda buluyorsunuz kendinizi ve sanki her biriyle tanisiyormus gibi hikayelerini ogreniyorsunuz. Ama biraz ilerleyen bolumlerde hepsine alisacaksiniz, giderek herbirinin basina geleni, hikayesinin sonunu merak edeceksiniz.

Istanbul kendi icinde o kadar cok hikaye barindiriyor ki bu kitabi okurken siz de o ya da bu sekilde kendinizden birseyler bulacaksiniz. Yasi gercek Istanbul’u bilmeye elverisli olanlar kitabi okurken gencliklerine gidecekler, o yasta   tanidiklari arkadaslari hatirlayacaklar. Ben okurken yasimdan dolayi hic yasama firsati bulamadigim bir Istanbul’u yasadim, kimi zaman gozlerim doldu kimi zaman defalarca gectigim sokak isimlerini gorunce oralar bana daha bir farkli gorunmeye basladi.

Mario Levi’nin tarzina alisik degilseniz ilk basta kitap size akici gelmeyebilir ama biraz sabredin kitap sizi siz farkinda olmadan kendi icine ceketir. Bulundugunuz ortamdan ayrilip Istanbul’da bir masal sehrinde gezintiye cikmaniz uzun surmeyecek...

Eger farkli bir Istanbul’u tanimak ve masal gibi bir kitap okumak istiyorsaniz durmayin bu kitabi okuyun. Masal gibi bir Istanbul o kadar tatli gelecek ki, bitirdiginizde tekrar okumak isteyeceksiniz

Regina
30/05/2001

birikinti