|
Daha ilk kitabinizla bir ekol ve de cult ikonu olursaniz, devaminda gelecek kitaptan insanlar cok sey bekler. Yazarimiz Chuck Palahniuk, Fight Club'in yazari. Fight Club, olaganustu bir filme senaryo olmak disinda ciktigi sene Pacific Northwest Booksellers Association Odulu ve Oregon Book Award for Best Novel odullerini kazanmis bir eser. Ilk kitabin tesaduf olmadigini kanitlamak icin, hizini hic kaybetmeden, SURVIVOR ile karsimiza cikiyor. Acikcasi ben Palahniuk'un yazim tarzi olarak, Fight Club bu kadar populer olduktan sonra, ayni devam edecegini dusunmemistim. FC'in yazilis dili, sanki barda karsisindakiyle muhabbet eder gibi, hicbir komplike cumle ya da kelime olmadan, kalici olmasinin yaninda oldukca basit bir dildi. Bir daha ayni tarzda yazarsa, kendini yipratir, herkes FC 2 mi yazdin der diye dusunmustum. Palahniuk beni bu romanda haksiz cikardi. Hem anlatim dilini korumus, hem de cok farkli bir senaryo oldugu icin kendini tekrar etmis gibi gozukmemis. Survivor, aynen FC gibi, sondan basliyor. Kahramanimiz Tender Branson (ki karakter olarak asiri Edward Norton'un rolune benziyor) bir yolcu ucagini kacirmistir. Butun yolculari havaalaninda biraktiktan sonra ucagin pilotu ile ucusa gecen Branson, kisa bir sure sonra pilot'dan ucagi otomatige takmasini ve ucaktan atlamasini ister. Kendisi de pilot koltuguna kurulur ve kara kutuya hayatini anlatmaya baslar. Kendisi ucak kullanmayi bilmedigi gibi, benzini azalmakta olan ucak kisa bir sure sonra ister istemez dusecektir. Branson'dan geriye bir tek kara kutuda anlattiklari kalacaktir. Hizla hikayesine baslar. Branson, Creedish adi verilen bir dini tarikatin uyesidir. Hayati boyunca buyuk sehir dahi gormeyen Branson, bu tarikatin elinde dindar ve bir hayli icine kapanik ama becerikli yetismistir. Tyler Durden nasil bomba yapilir, sabun yapilir anlatiyordu ya, bu kitapta da sayfalarca Branson nasil yemek yapilir, nasil leke cikarilir, nasil temizlik yapilir onlari bize anlatiyor. Cunku hayati boyunca sadece bu tip seyler yapmis, baska birsey bilmiyor. Mesela bir replik "Just ask me how to get bullet holes out of a plaster wall. No, really ask me." Kitabin FC'den ayrilan en kritik noktasi bu. O kadar zavalli bir karakter ki Tender, birkac sayfada basina gelenleri anlattikca gulmekten kiriliyorsunuz. Bir sure sonra, tam Creedish'lerden uzaklasmisken Branson, gazete mansetlerinde butun tarikatin toplu intihar ettigini ogreniyorsunuz. Creedish'in kalan uyeleri (ozellikle Branson) bir anda meshur oluyor. Tam bu esna'da maximum bunalim ve utangac Branson'in telefon numarasi bir sekilde bir gazete ilaniyla "intihara meyilli insanlarin aramasi gereken" telefon numarasi ile karisiyor. Gecenin korunde, sabahin korunde Branson devamli intihar etmek uzere insanlarin telefonlari ile karsilasiyor. Karakterine hic aykiri olmayan bir sekilde arayan herkese moral verecegine "hayatin ne kadar boktan ve yasanmaz oldugu ve hemen hic dusunmeden intihar etmelerinin en hayirlisi" olacagini soyluyor. Iste boyle bir konusma ertesi, gazetelerde konustugu kisinin intihar haberi ile karsilasiyor. Merak edip cenazesine gidiyor, bir bakiyor, hayatinda gordugu en cazip kadin olen adamin kiz kardesi. Kiz bunu abisinin escinsel sevgilisi zannediyor, cocuk buna asiliyim diyor...derken hikaye oyle bir sariyor, oyle bir sariyor ki, Chuck baba yine muhtesem bir kitaba imzasini atiyor. Bakin bazi kritikler SURVIVOR icin neler demis: "Brilliant satiric and savagely funny...."Survivor" offers much to admire" San Francisco Chronicle Book Review, Andrew Roe, 7 March 1999 "Survivor has, if this is possible, even more millennial angst sparking across the sentence gaps than Palahniuk's "Fight Club"...Convoluted, maniacally comic, partaking deeply of the America that streams towrd us in the dead of night from the cable channels--that place of outrageous expectation, slavish idolatry, fanatic consumerism, and mind-stopping banality." --Esquire, Sven Birkerts Rahatlikla Fight Club kadar orjinal ve yaratici oldugu soyleyebilirim. FC nasil yasadigimiz sosyal ortamin tamamen tuketici zihniyeti ile idare edildigi uzerine bir kitapsa ("sahip oldugun seyler zamanla sana sahip olur") bu kitap da tv'deki starlar, tarikatlar ve ozellikle inanc ve din uzerine kurulu (Celebrity Kulturu). Elbette inanilmaz slogansi laflar var, aynen FC gibi: "You realize that there's no point to doing anything if nobody's watching. You wonder, If there had been a low turnout at the crucifixion , would they have rescheduled?...Life is everyway the agent said. You realize that if no one's watching, you might as well stay home. Play with yourself. Watch broadcast television." "'What's the difference between a Creedish and a corpse?' Just a matter of hours" Chuck Palahniuk'un Fight Club'ini filmi seyrettikten sonra
okumustum, bana filmi kadar zevk vermemisti. Bunun en onemli sebebi adamin yazim tarzi
(muhabbet eder gibi ve basit cumleler/kelimeler) bana biraz banal gelmisti. Ayni tarz bu
kitapta da soz konusu ama onumde karsilastiracagim bir film olmadigi icin bana asiri hos
geldi. Tahmin edebileceginiz gibi bu kitabin da "inanmiyorum" diye agzinizi acik
birakacak bir sonu var, ki Chuck bu konuda artik asmis durumda... Eminim okuduktan sonra
birkac ay kafanizdan silinmeyecek yepyeni bir klasik. Mutlaka okuyun.
|