![]()
|
4 yıl bir insanın hayatında ne kadar şey değiştirebilir ki? Mutluluklar, acılar iz bırakabilir ama hayata bakış açısı, duruşu, görüntüsü böylesine değişebilir mi bir insanın? Değişebiliyormuş meğer... "Gülyabani" albümünü player'a koyduğumda aklmdan geçen tek şey buydu "değişim"... Bir müzisyen için geçen her yıl deneyim ve profesyonellik kazanmak demekse, Aylin Aslım'ın debut albümü üzerinden 4 yıl geçmesine rağmen nasıl oluyor da yeniyetme rocker edasında söylüyor şarkılarını? Albümü derinlemesine irdelemeden önce kısaca Aylin Aslım'ın önceki işlerinden bahsetmek istiyorum, o zaman ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Yıllardır Kemancı dahil İstanbul'un bilinen mekanlarında çeşitli gruplarla sahne almış olan Aylin Aslım, ilk albümünü Power Records etiketiyle "Gelgit" adında 2001 tarihinde çıkardığında henüz oldukça toy olmasına rağmen olgun bir imaj çiziyordu. Çıkış parçası "Senin gibi"ye de yansıyan elektronik altyapıya sahip "Gelgit" Türkçe müzik piyasası için deneysel ve başarılı bir işti. "Üzerimde sevdiğin mavi elbisen/ Sensiz geçirdiğim günlerden" sözleriyle akıllara kazınan "Senin gibi" ve ardından "Zor Günler" klip için ideal parçalardı, öyle de oldu. "Gelgit" albümüne yalnızca iki klip çekildi. Ticari anlamda tahmin edeceğiniz gibi pek başarılı olamayan "Gelgit" genç müzisyenin solo kariyeri için bir ilk adım oldu. Küçük ama seçkin bir dinleyici kitlesi edinen Aylin, grubu Süt'lü ile barların aranan ismi oldu ortadan kaybolduğu 4 yıl içerisinde. 2005'in ilk aylarında Teoman'ın
fiyaskoyla sonuçlanan "Balans ve Manevra" filminin soundtrack'i için "Bazı
Yalanlar"ı coverlayan Aylin, bu güzel yorum sayesinde, çıkışını müjdelediği
albümünden hayranlarının beklentilerini yükseltti. Evet, Aylin depresif
şarkılar yazıyordu, içinden geldiği gibi söylüyordu ve kimseye aldırmıyordu.
Daha önce yaptığı ve şimdi de yapması gereken buydu, peki ya "Gülyabani"?
"Ben kalendermeşrebim" ile tanıtımı yapılan ve bir de klip çekilen ikinci
albüm "Gülyabani"... Aslında şöyle diyebiliriz,"Gelgit" albümünün
özelliklerini düşünün,"Gülyabani"de tam tersini bulacaksınız. "Gelgit"
melankolikti, "Gülyabani" canlı; "Gelgit" de yorum ön plandaydı; "Gülyabani"
de vokallerin fazlalığı dolayısıyla çok seslilik hakim; "Gelgit"
elektronikti, "Gülyabani" gerçek enstrumanlarla yapılmıştı; "Gelgit"in
vurucu şarkı sözleri vardı,"Gülyabani"nin ise HİÇBİRŞEYİ yok! Şarkı sözleri
-bir iki şarkı hariç- ortaokula giden "Benle kimse konuşmuyor, beni
anlamıyorlar" modundaki bir genç kızın günlüğünden alınmış gibi."Senin Gibi"
sözleriyle içimizi titretiyorken, bu albümdeki baştan savmalık niye? Çok
değişmiş Aylin, ama keşke olumlu yönde değişseymiş! Aylin Aslım "Gülyabani" ile müzik marketlerde, karar vermeden önce "Ben kalendermeşrebim"i dinlemenizde yarar var.
|