|
Alanis Morrisette,
SUPPOSED FORMER INFATUATION JUNKIE Alanis'in tabiri yerindeyse "cadı" müziği ile Jagged Little Pill albümünde tanışmıştık. Tırnaklarını, çıkarıp, avazı çıktığı kadar bağırıp, sinirli sinirli öc alırcasına müzik listelerini hatırı sayılır bir zaman boyunca işgal etti. İkinci albümü Supposed da agresiflik bandında bir önceki kadar güçlü. Bu albümde bahsi geçen konular ise biraz farklı, şöhret ve getirdiği belalar gibi. 17 şarkılık bu albümde dikkati cezbedenler, "That I would be good", "The Couch", "Can't not", "Unsent". En azından potansiyel 6-7 liste şarkısı çıkar gibi gözüküyor bu albümden. Alanis'in yorumları ve lirikleri müziğinden bir kaç fırın ekmek daha iyi, ama bu albümün başarısını etkileyecek kadar önemli bir fark değil. Hip hop trendine yanaşmayan Alanis anlaşılan populer seviyede rock'n roll'a devam ediyor. Albümün en funky uçuk şarkısı Front Row olsa gerek, albümün de ilk şarkısı olduğunu düşünürsek insan çok hareketli, keyboard ağırlıklı bir devam bekler ama "Thank you" ile birlikte albümün genel havası gitar ve drums eşliğinde oturuyor. Yaklaşık 72 dakikalık albüm birkaç kez dinlendikçe güzelleşenlerden. Önceki albümde olduğu gibi bu albümde de Alanis Glen Ballard'la birlikte çalışmış. Birinci albümün ticari başarısından sonra açgözlü beklentilerin peşine takılmadan kendi kafasına göre müzik yapmaya devam etmiş Alanis, ve iyi de etmiş, aslında birinci albümün başarısı da buradaydı, benzeri olmayan bir sesti herkes için. Anlaşılan o ki 90'ların genç Morrisette'i daha uzun seneler müzik piyasasında yön gösterenlerden olacak. Bu aralar budizmle haşır neşir olduğu için sahip olduklarını herkesle paylaşma dersini yerine getirmek için belki de cd'nin üstünde ve "Thank you" klibinde fizik olarak sahip olduklarını mümkün olduğunca bizimle paylaşmak istemiş. Gerek yoktu demekte başka birşey diyemiyoruz, senin sözlerin yeter ama sen bilirsin, klibini seyretmesek de olur. |