...müzik

Cold House 'Swim With Me'
Bu albümü satın almak için tıklayın...
 
albüm bilgi
 
Sene: 1999

Şarkılar:
Escape (Intro)
Island
Swim With Me
Fire In The Rain
Wind
Sighs Of Love
Race
On The Road
Tulum
Are You Strong Enough?
Solitary Night
Zikir
Soul Moment
What Do I Say?
Mold

 

Bu kitabı satın almak için tıklayın...


 

Cold House, Swim With Me

Mehmet Can Erdoğan ve Yasemin Bozbeyoğlu'nun drum'n'bass denemesi albümleri Swim With Me de sonunda kritik ağımıza takıldı. Müzik marketlerin şu sıralar poster vs açısından favori grubu Cold House'a siz de şu veya bu şekilde takılmış olabilirsiniz. Roxy'nin yarışmasıyla ismini duyuran Cold House'un bu ilk albümü, Swim With Me'ye bir de klip çekilmiş. Anlaşılan ilginç olsun diye hayli uğraşılmış klipten sonuç olarak maalesef hiçbir şey anlaşılmıyor, sadece sürekli değişen görüntüler silsilesi. (MTV tarzı klip yapmanın da bir raconu olmalı be abi, sen bizi ne sandın?)

Albüme gelince, umut verici ve dinlenebilir olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. En azından bir süre arada sırada dinlemek istediğiniz tipte bir albüm olabilir. Albümün introsu Escape hiç fena değil, hatta cd dönmeye başladığında "hmmm güzel birşeyler çıkacak galiba bu albümden" diyorsunuz. Hemen arkasına bitiştirilmiş Island'da  vokal ingilizce aksanını ayıptır söylemesi TRT'nin 2. kanalındaki eğlence programlarında ingilizce caz parçaları söylemeye çalışanlara çok güzel benzetmiş (sürekli bir ch ch ch sesi geliyor: Solitchute gibi..) İşin müzik tarafında Mehmet Can Erdoğan, söz ve vokal tarafında Yasemin Bozbeyoğlu var. Benim anladığım o ki işin müzik tarafı öteki taraflara göre daha prof duruyor. Mesela en önemli parça yani albüme ismini veren Swim With me parçasında vokal biraz daha ruhunu katamaz mıydı olaya? Sanki eline şiir vermişiz okuyor, öyle bir hali var. Halbuki Fire In the Rain'de olsun, Sighs of Love veya On the Road'da olsun daha duygulu vokal yapabilmiş. Enstrümantal parça Race arada fark yapıyor, hakikaten ritmi güzel, kanınızı kaynatacak bir parça. Darbukalı, tefli Solitary Night'ın müziği güzel düzenlenmiş yine vokalde iş yok.

Zikir'de vokal portishead vokallerine benzetilmiş cızırtılı bir intro var, keşke hepsi bu şekilde devam etseydi dedirtiyor. Soul Moment senelerdir dinlediğimiz klasikleşmiş pop tınılarında. "What makes you come and then go away I need your touch" ayarında sözleri pek maharet gerektirmeyen klişeler. What Do I Say  sıkıcı bir sample üzerine oturtturulmuş, neyse ki gitar biraz kurtarıyor. Sözler yine bir alem, "Was I thrown into the ashes of my mind when it's the flowers couldnt reach the sunlight"...

Bu ikilinin birbirlerine alışması için daha çok çalışması gerekiyor. Yasemin vokal tekniğini geliştirmeli. Sözlere gelince, aralarına güçlü bir yazar katsalar fena olmaz diyesim geliyor. Yasemin uzun seneler yurtdışında yaşadığı için kendini ingilizce daha iyi ifade edebildiğini ve bu müziğe ingilizceyi daha çok yakıştırığını söylemiş. Ben böyle bir yakıştırmaya kesinlikle inanmıyorum ama herkesin zevki farklı tabii.

Acımasızca eleştirmişim gibi hissettim şimdi. Ama niyetim iyi. Çabayı kesinlikle sonuna kadar takdir ediyorum. Umuyorum ki kendilerini geliştirecek kadar inatçı olurlar bu piyasada.

darc