
albüm bilgi
Sene: 1998
Şarkılar:
Airportman
Lotus
Suspicion
Hope
At My Most Beautiful
The Apologist
Sad Professor
You're In The Air
Walk Unafraid
Why Not Smile
Daysleeper
Diminished
Parakeet
Falls To Climb
Producer:
Pat McCarthy; R.E.M.
Müzisyenler:
Barrett MartinScott McCaughey
<8mm
|
R.E.M, UP Rem benden hakettiği saygıyı hiçbir zaman
göremedi. İster istemez en yakın rakipleri U2 ile mukayese ettiğimde karizması
Bono'dan aşağı kalmasa dahi, Michael Stipe'ın grubu Beatles'in yanında Rolling Stones
gibi kalıyordu. Kabul ediyorum Losing my religion, The One I love mükemmel şarkılar,
Automatic for the people harika bir albüm ama adamlar tarzlarından hiçbir zaman ödün
vermeyip, ister istemez klişe bir tarza ulaştılar.
Son albümleri "Up"ı
aldığınız zaman ise kafanızdan bütün Rem klişelerini silin. Bu albümde ne kalkıp
dansedebileceginiz "Shiny Happy People" temposu ne de bunalım takılacağınız
akustik bir "Drive" var. Sadece Bill Berry gruptan ayrıldı ama daha ilk
şarkıdan zannedeceksiniz ki Stipe yepyeni bir kadro ve anlayışla Rem adıyla devam
ediyor. Elektronik sound ile tanışan Rem zarif bir mood ve yumuşak ritmler içinde
pozitif bir "Black Celebration" çizgisi yakalamış. Depeche Mode'un bu aralar
yapmasıa çok ihtiyaç duyduğu tarzdaki "walk unafraid" grubun yeni
ideolojisini ortaya koyuyor...
"Fearless was my middle name
But somewhere there I lost my way
everyone walks the same
expecting me to step the narrow path they've laid
They claim to walk unafraid, I'll be clumsy instead"
Gerçekten de Rem, U2'nun POP'da başarısız olduğu mükemmel bir elektronik-rock
çizgisi yakalama sevdası yerine, daha bu sound ile yeni tanışıp bakalım neler
yapilabiliyormuş bununla diye düşünen ufak bir çocuk gibi yaklaşmış olaya.
Dolayısıyla çok cesur ve beklenmedik bir albüm ortaya çıkmış. Tori Amos'un kendini
yazabilmek icin öldüreceği, Stipe'in en zor yazdigim şarkım dediği temelde basit ama
asil şarkısı "At my most beautiful" (I have found a way to make you smile..I
read bad poetry in your machine, I save your messages just to hear your voice...you always
say your name, like I wouldn't know it's you at your most beautiful) gibi seviyeli
zerafete ulaşn şarkılarla bezenmiş, sabah kalktığınızda ya da sabaha karşı
dinlemek isteyeceginiz aşka aşık ve zorluklara boyun eğmeyen adıyla bir album
"Up". Albümün ilk single'i "Daysleeper" albümü temsil etmiyor,
dahası "UP" kritiklerin en iyi Rem albumu demesine ragmen son 10 senedir en az
satan albumleri. İlk 3-5 dinleyişte ısınılacak herkesin harcı bir albüm değil,
neredeyse hiçbir şarkının nakarat kısmı bile yok, dolayısıyla dile dolanmasi
imkansız.
Stipe, Buck ve Mills korkmadan bir albüm yapmışlar ("I don't care what I have to
step over, I am prepared to look you in the eye") siz de korkmadan alın, inanin
pişman olmayacaksınız. UP'ın tarzına en yakın Radiohead OK COMPUTER, Tori Amos FROM
THE CHOIRGIRL HOTEL albümleri ve Verve'un SONNET tarzı şarkıları olabilir, ama
Stipe'ın muhteşem lirik, vokal ve karizmasi da üzerlerine eklenerek. Bravo Rem, size
haksızlık yaptığımı kabul ediyorum...
damage |