- Henüz yaşarken bu efendi umut;
Karanlık günlerin aydınlığa döneceği.
Sakın tavsama sakın yüksünme;
İnsanın yarası sağken iyileşir,
sağken omuz silkersin bunca engele,
ergene, ereğine sağken ulaşırsın.
Toprağın bitiminde bir su var, o
seni iletecek;
yaz tükendi miydi güz sofraları
dağların ardı ova,
bulanığın sonu duru,
Küfün altı menevis.
- Etin, nohutun, zerdalinin tadı;
Ergenlik, barışıklık;
Özlemler kavuşmalar;
Ayışıgı, ishak kusu, aynalıçarşı,
Sen yaşarken!
İbibikler sen yaşarken tüner eriğin
dalına,
Mavilik sen yaşarken o tavanda
gezinir,
Sen yaşarken pembeleşir ortancalar.
İşte aşkın, hürlüğün, tutsaklığın;
- Koca beyazlik, gunbasi serinligi;
Sen henüz yaşarken, ölmeden önce!
- Son nefesinde; keşke şöyle yapsaydım!
deme,
- Aklını başına toplamak elindeydi,
Yüreğini pekiştirmek zaten elinde.
- Söyle,
Diriye, gumraha, düzenliye özenip,
Kötü, viran, bozuğa gücenmez
miydin?
- Güzelle çirkini, yalanla gerçeği
tartacak terazi,
Yaşarken elindeydi...
- İnsan yaşarken varır bir ölmezliğe.