birikinti

...sinema

 
Film Bilgi
Yapım Yılı
2002

Yönetmen
Guillermo del Toro

Senaryo

Marv Wolfman
Gene Colan

Oyuncular
Wesley Snipes
Kris Kristofferson
Ron Perlman
Leonor Varela
Norman Reedus
Thomas Kretschmann
Luke Goss
Matt Schulze
Danny John-Jules
Donnie Yen
Karel Roden
Marit Velle Kile
Tony Curran
Daz Crawford
Santiago Segura
Blade II

Sonunda adam gibi bir film...

İlkini seyredenler çok iyi bilirler, Blade deyince akla "kan banyosu" gelir. Blade II deyince de aklınıza "kan gölü" nün gelmemesi için hiçbir sebep yok.

İlk filmin sonunda Whistler ölmüştü. Blade'de kendisine yeni bir teknisyen bulur ve vampir avcılığına eskisi gibi devam eder. Yıllar sonra Blade, Whistler'ın ölmediğini anlar ve onu vampirlerin elinden kurtarır.

O sırada, Blade'in azılı düşmanları yeni nesil bir vampir ırkına, Reaper'lara karşı birlikte savaşmak için Blade'in kapısını çalarlar ve bir anlaşma yapmak isterler. Blade de bunu kabul eder.

Uzun lafın kısası Wesley Snipes bu bölümde de vampirlerin karşısında ama bu sefer başka vampir bunlar. Değişime uğramış, normal vampirlerden daha güçlü, öyle kolay kolay pes etmeyen, zor zaptedilen, çok daha çirkin yaratıklar bunlar. Kanını emdikleri kurbanlarını da kendi ırklarına dahil ediyorlar, böylece hızla çoğalabiliyorlar. Ama basit bir zaafları var: Işığa karşı hiçbir şey yapamıyorlar, anında küle dönüşüyorlar. Tahmin edersiniz ki bütün film boyunca külden geçilmiyor.

 "İlk filmde bütün numaraları gördük, daha ne olabilir ki?" diyebilirsiniz. İşte burada yönetmen Guillermo del Toro devreye giriyor. Bir devam filmi olmasına rağmen zevkle izlenebilecek bir sonuç ortaya çıkarmış. Mekanlardan tutun da çekimlere kadar tamamen yeni bir film karşımızda. Blade değişmedi dersem haksızlık etmiş olurum. İlk filmdeki karizmasını da aşmış. Özellikle filmin ilk 10 dakikası çok etkileyici. Cüneyt Arkın'ın üzerine gelen 10 kişiyi nasıl bir anda fırlattığını bilirsiniz. Bunu bir de deri giysilerin içinde, siyah gözlüğüyle, eşsiz silahlarla bir çizgi roman kahramanın yaptığını düşünün. Dünyanın en saçma dövüş sahnelerini bu kadar güzel bir hale sokabilen bir filme şapka çıkarmak lazım gerçekten.

Özellikle filmin sonlarına doğru Whistler'ın Blade'e gözlüğünü fırlatışı ve Blade'in de onu tutuşu var ki. İşte o anda bin kere "Scary Movie" izlemiş biri gibi afallıyorsunuz: Garip bir duygu.

Bu sefer efektlere de ağırlık vermişler. Mesela Blade oraya buraya zıplarken bir bakmışsınız herşey bilgisayar oyunu gibi olmuş, karakterler daha mat, yumuşak hatlı olmuşlar, resmen bilgisayar oyununa giriyorsunuz sanki.Tabii bunlar 1-2 saniyelik kareler, ama biraz dikkatli bakarsanız görebiliyorsunuz. Vampirlerin görüntüleri kusursuz (diğer bir deyişle "kusursuz iğrençlikte)... Özellikle de "iç organ" sahneleri çok gerçekçi. Hatta bu kareleri yakından göstermekten hiç kaçınmamışlar.

Oyucuların performanlarına gelince... Wesley Snipes olması gerektiği gibi (yani çizgi roman karakteri gibi karizmatik). Ron Perlman'ı en son Kayıp Çocuklar Şehri'nden tanıyorsunuz, o da bence olması gereken tipi hatasız canlandırıyor. Leonor Varela ise dikkat çekici değildi ama buna gerek de yoktu zaten, millet kan izlemeye gelmiş, güzel bir performans sergilemiş ne yazar değil mi?

Kan, kan, kan... Blade II'nin anahtar kelimeleri bunlar. Canınız sıkılmış olabilir, doyasıya kan görmek istiyor olabilirsiniz, zenci Cüneyt Arkın nasıl olur sorusu aklınızı uzun süredir kurcalıyor olabilir, veya "Zaman Makinesi" ne girmenin iyi bir fikir olmadığını düşünüyor olabilirsiniz.

O zaman lütfen bu taraftan...

kopsi
25/08/2002

birikinti