. . . sinema

Film Bilgi
Yapım Yılı
2006
 
Yönetmen:
Larry Charles
 
Senaryo:
Sacha Baron Cohen, Anthony Hines, Peter Baynham, Dan Mazer
 
Oyuncular:
Sacha Baron Cohen, Ken Davitian, Pamela Anderson
 
Borat 

 
Sacha Baron Cohen’in Borat filmi Kazak ve Yahudilerin tepkisini çeke dursun çoğu sinema elestirmenlerince Michael Moore tarzında bir yergi ustası olduğu değerlendirmeleri yapılmaktadır. Cohen’in dünyaca ünlü Ali G. karekterinden sonra kötü bir hiciv türündeki filmi Borat Amerika ve Avrupa sinemalarında sinema seyircisi ile buluşuyor. Cohen her iki filmdeki karekterine oldukça radikal absürd denemeler yaşatıyor. Cohen’in ilk filminde hiphopcu Ali G.sarhoş bir nazi taraftarı İngilize, eşcinsel olmayan dazlak olup olmadığını soruyor, hayvan koruyucularına kirpinin futbolda kullanılmasını ve FBI ajanına birlikte sokak hırsızlığı yapmayı öneriyor.
 
İkinci filminde ise Cohen Kazak televizyoncu Borat’ın (Sacha Baron Cohen) ülkesi ve halkı için batı kültürünün ayrıntılarını öğrenmek ve batı kültürünü ülkesine tanıtmak amacıyla başlayan Amerika yolculuğundaki maceralara arkadaşı Azamat Bagatov (Ken Davitian)ile yergi dolu bir Amerika macerasını işlemektedir. Kazaklı televizyoncular için sınırsız olanakları ve sevimsiz New York’lularla başetmek kolay değildir. Cohen Borat karekteriyle tam anlamıyla‚ köyden indim şehre profilini öne çıkarmaktadır. New York caddelerinde vitrinde gördüğü iç çamaşırları karşısında mastürbasyon yapmaktan çekinmeyen Borat, çişi geldiğinde kalabalık caddenin kıyısında pantolonunu aşağı indirip tuvaletini yapar ve her gördüğü New York’luya kendini tanıtıp, sarılıp öpmek ister. Tam anlamıyla bir kültür şoku yaşayan Borat’ın bu davranışları Amerkalılarca hoş karşılanmamakta, yadırganmaktadır. Batının gelişmişliğinden, görgüsünden uzak, oldukça büyük, modern bir kentte, az gelişmiş yoksul bir ülkenin cahil, entellektüel bilgiden yoksun, kaba Doğulu televizyoncusunun şaşkınlığı sinema izleyicisini güldürmeye yetmektedir.
 
Kazakistanlı Borat Amerikalı feministlerle yaptığı görüşmede kadınların beyninin erkeklerden daha küçük olduğunu söylüyor ve kendisiyle konuşan kadına yaşlı erkek diye hitap ediyor. Rodeo kıyafeti ile sahaya çıkıp önce Amerikalıları Irak savaşında desteklediklerini söyleyerek izleyicilerin coşkulu desteğini alıyor, ardından Amerika milli marşını değiştirerek okuyor ve sahadan yuhlanarak zorlukla canını kurtarıyor. Otelde izlediği Baywatch dizisinin seksi oyuncusu Pamela Anderson’a aşık olup, onu bulmak için New York’tan Kalifornya’ya yol arkadaşı Azamat ile zorlu ve maceralı bir yolculuğa çıkıyor. Eşcinselleri aşağılayan Rodeo organizatöründen, sokaklarda kumar oynayan siyahi gençlere, beyaz Amerikalıların masalarına siyah bir fahişenin gelmesiyle bulundukları ortamı terketmelerinden, Borat ve arkadaşının geceyi geçirdiği yaşlı, yahudi ailenin kendilerini zehirleyecekleri korkusuyla kaçışlarına kadar bir çok rasist düşünce ve tutumların ele alındığı yergi- komedi tarzı bu filmin vizyona girmesiyle birlikte bir çok ülkeden eleştiri ve reddetme de gündeme geldi. Bir yanda gişe rekorları kıran film, diğer yandan eleştirilerin hedefi oldu. Borat filminde bir çok Amerikalının eşcinsel fobisi, seks düşkünlüğü, Yahudi aleyhtarlığı, nazi yanlılığı gibi yönleri eleştirilmekte ve bu anlamda tepki toplarken, Kazaklılar da Borat karekterinin kendilerini yeterli ve doğru düzeyde temsil etmediğini savunmaktadır. Çünkü Borat uyduruk bir dille ve aralara serpiştirilmiş kazak sözcüklerle karışık bir dil kullanmaktadır. Borat’ın arkadaşı Azamat ise Ermenice (bir çok izleyici Borat ve arkadaşının bu ortak uyduruk konuştukları dilin Kazakca olduğunu düşünüyor) konuşmaktadır. Ayrıca filmin sonunda Azerbaycan başkanının resmine yer verilerek Sovyetler Birliğinden bağımsız devletlere dönüşen bu bölgedeki ülkelerin bir karışımı olarak Borat karekteri önem kazanıyor. Filme getirilen eleştirilerde Borat’ın kendisinin abartılı bir dille konuşması, anlaması kıt, saf, aptal ve kavgacı oluşu yanında hiç bir sevimliliği olmaması gibi Roma halkı ve Yahudilere karşı önyargılı yaklaşımı ve bu türdeki espirileri önemli olmaktadır.
 
Cohen’in fantazine dayalı Kazakistan köyü aslında Romanya’da ‚ Sinti Roma’ halkının yaşadığı bir bölgedir. Borat köyünden ayrılmadan önce kızkardeşini köyün en önemli fahişesi olarak tanıtmaktadır. Seks objesi olarak yedi yaşındaki bir çocuğun poposunu örneklemesi, otelde arkadaşı ile çıplak olarak yaptıkları kavgada alt alta üst üste gelişlerinde iki erkeğin seksüel ilişkisini çağrıştıran sahnelerle komedi ve hicivden uzaklaşarak bayağılığa kaçtığı gerçeği de gözününde tutulmalıdır.
 
Filmde Borat ve Azamat’ın doğudan batıya Amerika yolculuğunun birinci amacı Amerikalıların sırlarını öğrenmek, ikincisi ise Borat’ın hayalindeki kadının ruhunu (Pamela Anderson) fethetmektir. Filme Kazak köyünden Amerika yolculuğunun sonuna kadar tanıdık Goran Bregovic müziği eşlik etmektedir.

 

Emine Uçar İlbuğa
05/12/2006

birikinti