![]()
|
Bir filmin afişine baktığımda kafamdan geçenler hep
mantığıma takılır, geriye hiçbir şey kalmayınca da tek düşündüğüm oyuncu
kadrosu, yönetmen vs. olur. Tabii bu olay başıma çok geldiğinden artık afişlerin
yüzüne bile bakmıyorum. Lopez ve McConaughey aval aval bakarken
benim de farklı birşey yapamadığımı söylemeliyim, son zamanlarda gördüğüm en
sıradan afişlerden biri, en ufak bir yaratıcılık yok. Filmden beklediğim hiçbir
şey yokken, afişine bakmaktan bile sıkıntı duyarken bir baktım kendimi Lopez’in
karşısında bulmuşum. İyi ki de bulmuşum, bu filmi size yorumlama(kötüleme)
fırsatı elime geçti… Her ne kadar sıradan bir film
olsa da başı oldukça eğlendirici. Bir düğün organizatörü olan Lopez’in
düğünden az önce oradan oraya koşuşturması, gelinlere moral aşılarken hırslı
halinden zerre kalmayıp birden duygusal bir hal alması, her soruna pratik bir çözüm
bulması oldukça eğlendirici. Lopez’in görünüş itibariyle hem şirin(bkz. afiş)
hem de deli dolu olması ona bir artı kazandırıyor. Gelelim Lopez’in McConaughey’le
göz göze(daha doğrusu üst üste) gelme anına. Biliyorsunuz kalıplaşmış aşk
filmlerinde genellikle sıradışı bir olay aşkı doğurur. Burada değişen birşey var
mı? Hayır. Lopez’in ayakkabısının teki kanalizasyon kapağına takılır. O sırada
bir çöp konteyneri(vay canına) hızla Lopez’in üzerine gelmektedir. Titiz ve kıl
Lopez, Gucci ayakkabısını kurtarmak için çırpınırken biz seyirciler de beyaz atlı
prensin Lopez’i kurtarmasını beklemektedir! Yakışıklı McConaughey çıkagelir ve
Lopez’in üzerine atlar. Akşam birlikte hoş vakit geçirmelerine ve Lopez’in
kalbinin küt küt çarptığını hissetmesine rağmen McConaughey’in tarafında işler
o kadar basit değildir. Lopez’in planladığı gelecek düğünde damat adayı
McConaughey’den başkası değildir. Peki olaylar bu kadar basit mi? Evet demek isterdim
ama maalesef her filmde olduğu gibi bir palyaço var. Filmde bu güzel görevi Lopez’in
peşinden koşan İtalyan bir genci canlandıran Justin Chambers üstlenmiş… Filmde istemediğiniz kadar ucuz espri var, açıkçası bunları anlatarak vaktinizi harcamak istemem, hatta mantıklı bir nedeniniz varsa(ki şükürler olsun benim vardı) filme gitmeden önce iki kere düşünün… Açıkçası Hannibal’ın “beyin” sahnesinde hissettiğim kusma hissini Wedding Planner’ın “Heykel&Yapıştırıcı&Sap” üçlemesinde yaşadım... Ucuz espriler ve sıradan kareler Lopez’in oyunculuk gücünün filmi kurtarmasını imkansız hale getirmiş…
|