 film bilgi
- Gemide
Yönetmen
Sedar Akar
Oyuncular
Erkan Can, Naci Taşdöğen,
- Yıldıray Şahinler, Haldun Boysan,
- Ella Manea, Güven Kıraç,
- Cengiz Küçükayvaz, İşdar Gökseven
Senaryo
Serdar Akar, Önder Çakar
Müzik
Uğur Yücel
Kurgu
Nevzat Dişiaçık
Sanat Yönetmeni
Yavuz Fazlıoğlu
Görüntü Yönetmeni
Mehmet Aksın
Yapımcı
Önder Çakar, Sevil Demirci
Gösterim Tarihi
4 Aralık 1998
Laleli'de bir Azize
Yönetmen
Kudret Sabancı
Oyuncular
Güven Kıraç, İşdar Gökseven
Cengiz Küçükayvaz, Ella Manea
Fikret Urucu, Bahtiyar Engin
Senaryo
Kudret Sabancı, Önder Çakar
Müzik
Uğur Yücel
Görüntü Yön.
Gökhan Atılmış
Yapımcı
Önder Çakar, Sevil Demirci
Gösterim Tarihi
19 Mart 1999
<8mm
|
Gemide -
Laleli'de Bir Azize 35.
Altın Portakal Film Festivalinde en iyi ikinci film, en iyi yönetmen, en iyi erkek
oyuncu (Erkan Can) en iyi kurgu (Nevzat Dişiaçık) ve uluslararası juri mansiyon
ödüllerini kazanan filmi gerçekleştiren ‘Yeni Sinemacılar"la yeni tanıştım!
Bir kadınla iki hikayeyi birbirine bağlayan ve iki ayrı dünya olan Gemide ve
Laleli’de bir Azize filmlerini tesadüf eseri çekim sıralarına göre izledim.
Gemide filmi, aslında her yerin onlarla dolu olduğu (belki bizim farkında
olmadığımız..) insanlardan birkaçını, Kaptan ve adamlarını anlatıyor.
Ağırlıklı olarak tek bir mekanda; bir kumcu gemisinde geçen filmde Kaptan, Kamil, Ali
ve Boksör’ün geceleri esrar muhabbetlerine ve denizin bir gün geri alacağına
inandıkları kumu denizden çıkardıkları günlerine, yönetmen Serdar Akar sayesinde
tanık oluyoruz. Hergün gördüğümüz kumcu gemilerinden birinin üzerindeki örtüyü
aralayıp içine baktığımızda dehşete düşüyoruz!!! Çünkü filmin replikleri
inanılmaz doğal, yani harbiden nasıl konuşuluyorsa öyle işte!! Film bittikten sonra
bile insan sıyrılamıyor... (tecrübelerle sabittir) ilk ve son görüntüler de akılda
kalan türden, belki de Mahallenin Muhtarları ndaki Temel’i ilk kez böyle
gördüğümüzden... Her iki filmin de müziklerini çok sevdiğimiz usta oyuncumuz Uğur
Yücel yapmış ve filmlerle çok iyi bağdaşıyor ancak dozu biraz fazla kaçmış
gibi.. Bir de filmi küçük bir odada izleyince insan ister istemez dumanaltı olmuş
hissine kapılıyor!
Hikayenin diğer yarısına Laleli’de bir Azize’ye geçersek görüntüler üzerinde
daha çok çalışılmış gibi bir izlenim verdiğini söyleyelim. Filmin tek bir mekanda
geçmemesinden, atmosferinin farklı olmasından ya da yönetmenin farklı olmasından
kaynaklanıyor olabilir (hatta hepsi.. )
Bu ikinci filmi izlerken hikayenin bütününü görmeye başlıyorsunuz. İzleyene tatmin
hissi veriyor ve eksik kalan parçalar zevkle yerini buluyor. İstanbul’da Laleli
semtinde geçen filmde Romen kadınları pazarlayan Aziz (Güven Kıraç) ve iki adamı
Makor (İşdar Gökseven) ve Doktor (Cengiz Küçükayvaz) giderek ellerine yüzlerine
bulaşan bir işle karşımıza çıkıyorlar. Ortada bir hatun meselesi var (ağzı var
dili yok Ella Manea) İşin güzel yanı bu hatunun akıbetini biz Gemide’yi
seyrettiğimizden biliyoruz da oradaki oyuncular bilmiyorlar gibi eğleniyoruz, ah vah
yapıyoruz!
İki filmin ortak sahneler içerdiği oluyor. Ama filmler iki film olarak kalmayıp
üçleyebilir de. İşiniz zorlaşmadan, izlemediyseniz temin edip izleyin derim. Türk
sinemasında az bütçeyle de iyi şeyler yapılıyor..
chaos |