birikinti

...sinema

hanks.jpg (61721 bytes)
 
film bilgi
Sene: 1999
 
Yönetmen:
Frank Darabont
 
Senaryo
Frank Darabont
Stephen King
 
Oyuncular
Tom Hanks
David Morse
Bonnie Hunt
James Cromwell
Michael Duncan
Michael Jeter
Graham Greene
Sam Rockwell
Doug Hutchison 
Barry Pepper 
Patricia Clarkson
Jeffrey DeMunn 
Harry Dean Stanton
Dabbs Greer
 
The Green Mile
“Ah Tanrım, bazen yeşil yol öyle uzun ki…”
 
Stephen King’in aynı isimli best-seller romanından uyarlanan The Green Mile –dikkat ettiniz mi bu aralar ne kadar çok uyarlama yapılıyor, yine tutturdular bir trend…- neyse uyarlanan The Green Mile başrolünde, yanda posterde de gözüken Tom Hanks’I barındırıyor. İçinde Tom Hanks isimi olan bir film bir kere default olarak vasat üstünde bir film olduğunu gösterir, kural 1. Kural 2, Stephen King romanı uyarlaması, yönetmenin büyük bir uyarlama hatası olmaması halinde ilgi çekici bir senaryo olmalı… diye diye filmi  izlemeye koyuldum.
 
Olay 1930’larda Amerika’da geçiyor. Paul Edgecomb (Hanks) ölüm cezasına çaptırılanların son birkaç aylarını geçirdikleri hücre bölümünün baş gardiyanıdır. Yardımcıları da Paul gibi hapistekilere karşı oldukça şefkatlidirler. Tek gardiyan hariç, torpilli Moores (James Cromwell) Paul, Moores’I adam etmeye çalışsın bir yandan da üriner yollarındaki iltihaptan dolayı bir hayli sıkıntı çeker. İşte tüm bunlar arasında yeni bir mahkum gelir mekana. Devasa boyutlarda bir zenci. Ölü iki kız çocuğunun yanında, “Geri getiremedim!” diye ağlarken bulunan zavallı John Coffey (Michael Duncan) ölüm cezasına çarptırılmıştır.
 
Paul kısa süre içinde bu koca adamın suçlu olmadığına inanır. Hele hele, John’un doğa üstü bazı güçleri olduğunu gördükten sonra.
 
Hanks’in her zamanki gibi fevkalede bir oyun çıkardığını söyledikten sonra dikkatinizi diğer oyunculara çekmek isterim. John’dan tutun baş belası gardiyan rolünde Cromwell’e ve hatta minik hapishane faresine kadar herkes harika oynuyor.
 
Tek kötü haber, film tam 188 dakika sürüyor, özellikle ilk yarı boyunca, yahu bu sahneyi niye bu kadar uzatmışlar, koca adamlar 2 saat oturup fareyi izliyolar dediğim sahneler tahmin edeceğinizden fazlaydı. Buna rağmen, ikinci yarıda artan tansiyon ve elektrikli sandalye sahneleri, kalbi zayıf olanların zor çekebileceği tipte. Eh o zaman işte Stephen King etkisi demek mümkün oluyor.
 
Daha önce yine bir King uyarlaması Shawshank Redemption’la övülen yönetmen Frank Darabont, öyle gözüküyor ki bu sefer aynı kıvamda övgüler alamadı. Sebep temel olarak filmin hayli uzun olması.  Yine de oldukça etkileyici bir 3 saat geçirip Hanks’in oyunculuğunu (bir hayli kilo almış bir şekilde) bir kez daha takdir ediyorsunuz.
 
Ve filmimiz eğer hala yerinizdeyseniz, gayet münasip olan şu cümleyle bitiyor:
 
“Ah Tanrım, bazen yeşil yol öyle uzun ki…”
 
Kolay gelsin…
 
darc
20/03/2000

birikinti