birikinti

...sinema

3.jpg (130777 bytes)
 
film bilgi
Sene: 1999
 
Yönetmen:
Norman Jewison
 
Senaryo
Sam Chaiton
 
Oyuncular
Denzel Washington
Reon Shannon
Deborah Unger
Liev Schreiber
John Hannah
San Hedaya
Debbi Morgan
 
Hurricane
Irkçılık, boks ve özgürlük...

Normal şartlar altında gitmeyeceğim bir film. Neden, çünkü boks filmlerini Rocky zamanından beri sevmemişimdir. Bu da Rocky kadar konsantre olmasa da bir boks filmi. Gidecek başka film olmadığı için ve eve gidersem üst kattaki komşumun tepinmesini dinlemek zorunda kalacağım için hadi dedim Denzel Washington adına görelim bakalım. Girdim bilet sırasına. Geldi sıra. Bir Hurricane dedim. Adam “hangi fılm?” dedi. “Hurricane!” dedim. Adam: “tamam ama hangi film diyorum bayan” dedi. “Tamam işte filmin ismi Hurricane, Denzel Washington oynuyor” dedim. Malesef ikinci bilgi olayı daha da karıştırdı. Adam yanındaki kadına döndü, “ne diyor anlamıyorum” dedi. Ben o sırada ulan bu hurricane hörikeyn diye diil de acaba hörikin diye mi okunuyor diye kafamı yiyorum. Neyse adam sonuçta bileti verdi. 38 numaralı bakışımı fırlattım ve teşekkür etmeden bileti aldım. İşte filme giriş böyle mistik bir olayla oldu. Nedenini hala çözemedim.

Rubin Hörikeyn Carter (Kaaatı diye okunuyor) çocukluğundan beri haksız yere başı beladan çıkmamış bir zencidir. Oldum olası “zenci” bilgisinin cümlelere yerleştirilmesini anlayamamışımdır. Yani adam beyaz olsa “bir beyazdır” demiycektik. Neyse zaten olaylar da bu zihniyetten patlak veriyor.

“Çocuk olması beni ilgilendirmiyor. Bu elinde bıçağı olan bir zenci göt” diyen kişi, Rubin’i çocukluğundan beri hapise tıkan ırkçı pis polistir. Yanlış yerde yanlış zamanda olmaktan dolayı 30 senesini hapislerde sürünerek geçiren Rubin, hapisanede olmadığı zaman diliminde vücudunu bir silah gibi kullanmasını öğrenip boksörlük yapar. Ama uzun sürmez tabii ki cinayetten içeri tıkılır hem de hayat boyu hapis. İçerideyken bu sefer de kalemini ve beynini bir silah gibi kullanmayı öğrenir Rubin Carter. Otobiyografisini yazar, zamanın pop şarkıcıları Carter adına şarkılar yazar ama gel gelelim ikinci juriye rağmen Carter hapisten kurtulamaz.

Yaklaşık 15 sene sonra, Hurricane’in kitabını okuyup çok etkilenen (zenci) liseli genç birşeyler yapmaya karar verir. Gönüllü olarak eğitimini üstlenen 3 çevreci (beyaz) arkadaşı ve Lezra Hurricane’i hapisten çıkarmak için kolları sıvarlar.

Gerçek bir olaydan senaryolaştırılan film baştan sona kadar flashback’lerle geçiyor, zaman zaman aynı sahneler tekrar tekrar gösteriliyor. Bunlar filmin sıkıcı kısımları. Boks sahneleri filmin kısa bir bölümünü oluşturuyor gerçi ama midemin kalkmasına yetti. Denzel Washington muhteşem performans gösteriyor. Bu rolü başka kim oynayabilirdi ki?

Filmin akışı gereksiz biçimde karışık ve anlamsız. Flashback yapmadan baştan sona hayat çizgisi filmleşseydi çok daha tempolu bir sonuç çıkabilirdi.

darc
06/04/2000

birikinti