|
39 yasindaki Mike Van Diem'in ilk filmi, 1997 yapimi ve yine 1997 senesinde en iyi yabanci film oskarini aldi. Filmi gördükten sonra insan oskarlar hakkindaki kem düsüncelerini bir kenara itiveriyor. Dreverhaven (Jan Decleir) ile onun evinde hizmetci olarak calisan Joba'nin (Betty Shuurman) tek gecelik maceralarindan -ya da tecavüz?- Jacob Katadreuffe (Fedja van Huet)hayata gelir. Joba, çocugunu Dreverhaven'in yaninda yetistirmek istemedigi icin evi terkeder. Dreverhaven herkes tarafindan gaddar olarak bilinen bir mübasirdir, insanlara borc verip sonra haciz koydurtur. Fakat gaddarlik görüntüdedir belki de. Cünkü Dreverhaven'in da kendince bir iyi niyeti vardir. Film Jacob'un babasiyla kavga etme sahnesiyle acilir. Bu kavga sonucu Dreverhaven ölür ve Jacob da tutuklanarak çapraz sorgulama altina alinir. Ve film polis istasyonunda Jacob'un hayatini anlatmasiyla devam eder. Joba, Dreverhaven'in tüm evlilik ve para tekliflerini reddetmistir ve cocugunu kendi büyütmeye calisir. Fakat kendisi de belki en az Dreverhaven kadar sert mizaclidir ve ogluna sefkat gostermez, aralarinda hicbir diyalog gelisemez. Jacob da kendini okumaya verir, kendi cabalariyla kendini egitir ve bir hukuk bürosunda is bulur. Fakat Dreverhaven'in gölgesi sürekli üstündedir. Jacob'un ekonomik ve psikolojik gelisimi neredeyse tümüyle babasinin etkisine baglidir. Kendi gücünü ispat etmek icin babasindan borc alir ve basi belaya girer. Mahkemede hukuk bürosunda onun klavuzlugunu yapan Gankelaar avukatligini yapar, tam durumu lehlerine cevirme imkani oldugu durumda Jacob pes eder ve avukatin yardimini istemeyip babasinin gücünü kabul edecegini soyler ve filmin carpici sozlerinden birini eder avukati: "Kendine aci cektirmen gerektigini sana kim ogretti? Hediye almayi bilmeyen insan hediye vermesini de bilmez!" Jacob avukatin durumu lehlerine cevirmesine izin verir. Avukatlik egitimi almaya baslar, bir sure babasi onu rahatsiz etmez. Isyerinde patronun sekreterine karsi ilgi duyar fakat duygularini acamaz. Tum dunyasi babasina karsi verdigi savas uzerine kurulmustur, hesaplasacaklari günü bekler. Iste o gun avukatlik diplomasini aldigi gundur ve babasinin isyerine giderek artik bir avukat oldugunu ve bundan sonra onun suratini kesinlikle gormeyecegini soyler. Babasi elini uzatir ve tebrikler der. Jacob uzatilan eli sikmaz ve soyle der: "Beni hayatim boyunca engelleyen bu elleri sikmam!" Dreverhaven yavasca karsilik verir: "Ya da sana yardim eden..." Dreverhaven aslinda gozuktugu kadar gaddar degildir. Tüm yaptiklari oglunun cok daha güclü olmasi icindir, kendi ölümü de bu plana dahildir. Sonunda Jacob gercekten güclü ve basarili olmustur tabii daha sonraki seneler icindeki muhtemel psikolojik bozukluklar film dahilinde degildir. Fakat hayatin tüm acimasizliklarina karsi belki de cok genc yasta Jacob kendini korumayi ogrenmistir. Tüm film boyunca hangi karakterin yaninda olacaginizi bilmeden seyrediyorsunuz görüntüleri. 2 saati askin uzunluguna ragmen heyecani ve temposu hic dusmeyen bir film. Bir Dickens romani okuyormus hissine kapilabilirsiniz, karakter analizleri ve atmosfer olarak. Tümüyle sizi tatmin edebilecek bir sinema filmi. Ve düsünmeden edemiyorum, sinemanin en kücük salonlari ayrilir boyle filmler icin sanki ailecek izliyormus gibi olursunuz. Amerikan filmlerinin en uydurugu bile kocaman salonlarda dolby stereo seyredilir. Koltugunuza gömülüp popcorn citirdarak seyredeceginiz bir film degil, ne de anlamsizca bir gerilim. Düsünmek isteyenler icin.
|