birikinti

...sinema

poster.jpg (10330 bytes)

 


Saving Private Ryan

Aylardir gosterimde kalan bol meteorlu ve yaratikli filmlerden sonra "Er Ryan'i Kurtarmak" en azindan degisiklik oldu (Filmi gormek icin iyi bir neden). Konu kisaca soyle... Fransa'nin Omaha Sahiline cikarma yapan Amerikalilar oradaki Alman kuvvetlerini bir guzel cokertirler(tabii bir suru askeri de feda ederler). Ardindan filmdeki asil olayimiz baslar, yani "Er Ryan'i Kurtarmak". Catismadan yorgun argin bir sekilde cikan Miller (Tom Hanks), basina geleceklerini bilmeden Amerikan kuvvetlerine ulasir. Burada kendisinden  yukaridan gelen bir emirle, abilerinin topu savasta olen Ryan adindaki bir askeri savasin ortasinda bulmasi ve kendilerine teslim etmesi istenir. Miller ve yanina aldigi 7 asker adeta kucuk bir ordudur ve onlerine gelen butun engelleri asmakta ustalasirlar. Onlar adeta bir takim olmuslardir. Bu arada askerler Ryan'i ararken nedense sik sik onun adini anarlar. 

Super bir nisanci olan Barry Pepper, Almanca ve Fransizca'yi su gibi konusan bir cevirmen Jeremy Davies ile birlikte 8 askerimiz bir iki kisiyi feda etseler de sonunda er Ryan'imizi bulurlar. Filmin bundan sonraki kisminda yine bol bol catisma sahneleri var. Spielberg filmi sindire sindire seyredebilmemiz icin herseyi yapmis. Hicbir ayrintiyi atlamadan 2.5 saat boyunca agir agir ilerliyor film.

Filmin en gorulmeye deger sahneleri ilk 25 dakikada. Bu sahnelerde kameranin bir o yana bir bu yana sallanip durmasi olaylari daha da dogal hale getirmis, kendinizi adeta savasin icinde kosarken hissediyorsunuz. Hele kamera dusman saflarindan olaya bakarken, cikartma yapan askerlerin patir patir yere serilmelerini gorunce olayin dehsetini yasiyorsunuz.

Filmde yalnizca, bir grup askerin Ryan adindaki bir er icin hayatlarini tehlikeye atmalari oldugunu zannedenler yanilmis olurlar. Aslinda filmin amaci daha cok izleyiciye savasin insanlari ne kadar degistirdigini anlatmak, askerlerin savasirken psikolojik durumlarini gozler onune sermek ve insanlarin birbirlerini oldurmelerini acik ve secik olarak gosterip izleyiciyi etkisi altina almak.

Filme karsi yapilan elestiriler de bu noktada zaten, yani savasin kotu bir sey oldugunu herkesin bildigini ve filmin bunu bize neden dehset goruntuleri kullanarak yaptigi. Fakat bu cok acimasizca yapilan bir elestiri. Bugun insanlarin birbirleriyle savasmak icin binbir turlu sebep aradigi bir ortamda, insanlara bu gercegi ustune basa basa gostermek hic de soylendigi gibi gereksiz olmasa gerek. Bu goruntulerin insanlari sadistlestirmesi de imkansiz, cunku filmde sadece olenleri degil, can cekisen askerlerin aci icinde kivranmalarini da seyrediyorsunuz. insan kendisini o askerin yerine koyunca zaten savasmanin ne kadar insanlik disi bir sey oldugunu goruyor. Tabii goruntulerin sok edici tarafinin olmasi Spielbergin dedigi gibi 14 yasindan kucuklerin bu filmi seyretmelerine engel oluyor.

ilk sahnelerdeki aksiyon tarzi olaylar (botlarla sahile cikmak, kursunlarin askerleri yalayip gecmeleri) kisa bir sure sonra bitecek gibi gozukse de, catisma sahnelerinin uzadikca uzamasi, giderek vahsi bir hale burunmesi filmi farkli kilan en onemli noktaydi.   

Filmdeki en etkileyici sahne Omaha'ya cikartma sirasinda askerlerin kopruye yaklasirken Alman tanklarinin yankilanan sesleri. Askerlerin Almanlari beklerken gramofon dinlemeleri ve adeta gonul adami moduna girmeleriyse filme Hollywood damgasini yedirmis. Yine de insan "Adamlar guzel yapmis" demeden gecemiyor.

kopsi
1998

birikinti