...sinema

sw1-swi-cvr.jpg (101498 bytes)

film bilgi

Sene: 1999

Oyuncular:
Liam Neeson
Ewan McGregor
Natalie Portman
Jake Lloyd
Pernilla August
Frank Oz
Ian McDiarmid
Oliver Ford Davies
Hugh Quarshie
Ahmed Best
Samuel L. Jackson
Ray Park
Peter Serafinowicz

Yönetmen:
George Lucas

Senaryo:
George Lucas

<8mm
Star Wars Episode I - Phantom Menace

"Star Wars, The Phantom Menace" gösterime girmeden eleştiriler ardı ardına geldi. Genel kanı filmin eski bölümleri arattığı. Bir de herkesin birleştiği nokta var: Özel efektler. Tıpkı serinin geri kalan filmleri gibi, Episode 1'de de eleştirilmesi gereken bir çok nokta var. Eleştirilerin cevabını zaman mutlaka bu filmleri gerekli ölçülerde hatırlardan silerek verecektir.

Bunları bir tarafa bırakırsak, "Phantom Menace" ın diğer bölümlerin gölgesinde kalabilecek noktaları olduğunu açıkça görebiliriz. Filmin başından sonuna kadar cırtlak sesiyle bağıra bağıra oraya buraya koşuşturan "palyaço" Jar-Jar; koskoca imparatorluk ordusunun işe yaramaz binlerce küçük tenekeleri; bir de bunların gemilerden aşağı indirilirken uzun uzun gösterilmesi. Hele bir sahnede, federasyon uçağının yanarak yere düşerken uzunca bir süre seyrettirilmesi...
 
Anakin Skywalker ise tam bir hayal kırıklığı. Hollywood'un klasik "duygusal anları"nın Star Wars'a Skywalker ve annesi arasındaki duygusallıkla girmiş olması bir yaşıma daha girmemi sağladı. Bu ve bunun gibi basitlikler, filmin amacının tamamen görsel kaygıların ürünü olduğunu gösteriyor. Tabii ki bu bir film, ama eskiden beri süregelmiş olan Star Wars serisinin sıradışılığını barındırması gereken bir film. Burada, eskiden beri süregelen bip-bipleyen bilgisayarlara, ışıklı düğmelere son veren, popülerite kaygısını taşımayan, yenilikçi bir filmden bahsediyoruz. "Phantom Menace" ta, cesurca basit görsel efektleri kökten değiştirebilecek en ufak bir hareket göremiyorum. Aksine, Star Wars endüstrisini 20. yüzyılın sonunda bir kere daha canlandırıp, paylarına düşeni almak için hedef kitlenin sevdiği unsurları filme giydirmek en güzel bu şekilde olur herhalde.

Açıkçası insan filmi seyrederken patlama seslerinden, lazerlerin oradan buradan geçip gitmesinden görsel ve işitsel olarak hoşlanıyor. Fakat olması gereken sadece bu değil. Geride kalan bölümlerinde Star Wars'u Star Wars yapan üç önemli kıstas var: İyi-kötü çekişmesi, son derece detaylı olarak dizayn edilmiş bir mekan ve görsel efektler. Geriye baktığımızda üçünün de tam olmasa da gerçekleştiğini görüyoruz. Fakat Lucas çoluk-çocuk eğlensin diye mi, yoksa o küçük, şirin yeşil kağıt parçalarından daha fazla mı biriktirmek istedi bilinmez, görsel efektlere ve aksiyona ağırlık vermiş. Tabii ki Star Wars olmuş, çizgi film. Fakat şunu da unutmamamız gerekir, daha olayların yeni yeni oluşması (Skywalker'ın daha Jedi bile olmadığı bir ortamda) iyi-kötü çekişmesini bu bölümden beklememizi zorlaştırıyor.

Dakikalarca süren kung-fu sahneleri, saniyede binlerce kareyle çekilen vuruş sahneleri insanda heyecan uyandıran noktalar tabii. Ama sinemada görsel gelişmeler hiç bir zaman "yeni fikir"lerin yarattığı hazzı vermez, sadece "hissetmemizi" sağlar. Gerçek olan, gerçek "Bilim Kurgu" nun yeni fikirleri hedefleyen dahilerle hatırlanacak olmasıdır.

kopsi

damage'in Star Wars yorumu için tıklayın